Köşe Yazıları

SEN YOLDA DEĞİLSİN!

SEN YOLDA DEĞİLSİN!
Gökkuşağı Köşesi Banner

Boş bir sokağa bakıyorsun, bak yine karşımdasın. Bak yine kaldın yalnız. Oysa çok defa hatırlatmıştım ben sana kimseye ihtiyacın olmadığını, yalnızken de mutsuz olabileceğini. Acizlik hissetmeye başladın mı geceleri? Ahh, dedin mi? ‘‘Keşke ertelemeseydim sevgileri” Bu sefer bir başına mı döneceksin bana? Hıı, seni gidi Zorba, kaygıların mı başladı yoksa? Sen karıştırdın mı gündüzlerini, gecelerini? Aldın mı cevaplarını? Sorguluyor musun geçmişini? Düşünmeye başladın mı yarını? Kalbinin aklığı mı kazanacak, aklının karanlığımı mı? Bana bakıp ne düşünüyorsun? Hey, sen! Ne çok şey bekledin bu dünyadan, hepsi yok oldu gitti.

Beni hep yanlış kullandın sen. Dilini bilmediğimiz, adını bile pek duymadığımız bir Asya ülkesinde, yağmurlu bir çarşamba sabahı, üzerimizdeki çadırdan yağmur damlaları damlarken, bir pazar sokağında domates kasalarının arasında uyanıp, yüzümüzde tebessüm ile ölümü bekleyecektik seninle. Fena mı olurdu hani? Beraber kırk ikindi sayacaktık seninle. Geçtiğin sokaklara adını kazıyacaktık. Yokluğunda mavi duvarların gölgesindeyim ve eksik olmayan sıcaklığı var güneşli havanın. Sanki her gece iki elin arasında boş bir sayfayım. Sahi bir şansımız daha olur mu? Yine, yeniden, yeni sen düşer misin yollara?

Sen yolda değilsin!

Kimsin sen?

Herkes misin yoksa hiç kimse misin?

Hiç kimseyim ben, herkes gibi. Yıllarca, yollarda devam edip durdum. Nereye olduğunu bilmeden koşturdum. Ben karantina günlerinde yalnızlık; ben kariyer zirvesi, mesleğinin gözdesi; ben yaşıtlarının en güzeli, birilerinin özeli; ben emeklilik garantisi, salon takımı kredisi; hayal gibi aydınlık, putperest karanlık; ben en iyisiyim bana benzeyen herkesten…

Ben hiç kimseyim, herkes gibi…

Gerçekten özgür hissediyor musun kendini? Yola çıkabiliyor musun? Hani her hikaye, bir insan yola çıktığında veya bir şehre yeni bir insan geldiğinde başlar ya; ne zaman hikayen başlayacak? Durma! Ne yapmayacağını düşün sadece, bırak yaşamını yol belirlesin. Durma, daha fazla erteleme. Yetmedi mi pencerenin kenarında uyuduğun? Yetmedi mi izlediğin? Yola çık! Ben beklerim seni, hep bekledim seni. Ben daha kimleri beklemedim ki; hepsi geldi, gitti. Ne insanlar ağırladım ben; benle olmayı değil, bana sahip olmayı sevdi. Bana ait olmayı seçti. Durma, devam et! Ait olmadan, sahip olmadan, uzak durmadan…

Mal sahibi, mülk sahibi,

Hani bunun ilk sahibi?

Mal da yalan, mülk de yalan,

Var biraz da sen oyalan!..

Yola çıkmadan önce, bu son günlerinde iyice düşün! Her şeyi; bugünlerde kaygıdan mecburen dost olduğun sabunu bile. Varlığını sorgulayan her ruh gibi biraz acı çekeceksin; durma devam et, az sonra özgürleşeceksin.

Barış GÜÇLÜ

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

Yorum yapabilmek için buradan üye girişi yapınız.

Gökkuşağı Köşesi Banner
Gökkuşağı Köşesi Banner

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL