Köşe Yazıları

YIKIK

YIKIK

Yavaş adımlarla ilerliyor hayatında adam. Kış bitti, bahar geçti ama adamın yüreğine hala cemre düşmedi.

İyi değil aslında, hiç iyi olmadı.

Yüzünde öyle bir gülümseme var ki görseniz, hiç derdi yok, hiç aşık olmamış. Çok gamsız dersiniz… Sanki boğazına kadar acılara batmamış, hiç aldatılmamış, hiç hayalleri kırılmamış hiç yıkılmamış gibi.

En çok papatyaları severdi adam. Papatyalara haksızlık ediyorlar, en çok kahrımızı çeken ve en güzel görünen çiçek o halbuki neden kimse görmez üstlerine basar geçer?

Papatyaları kendine benzetirdi adam. Herkesin derdini, kahrını dinler ama insanlar her fırsatta onun üstüne basıp geçerlerdi.

– “Nasılsın kaptan?”

– “İyiyim, sen nasılsın?”

– “Daha belli değil. Yaşıyoruz da, iyiyiz diyemiyoruz. Çünkü gerçekten iyi değiliz ve hiç iyi olmadık kaptan. Yastık yorgan ve yatak diken gibi gece olunca bedenimize batıyor. İnsanlar zalim kaptan… Ben bu devrin adamı değilim. Oysa sadece bir parça huzur istiyorum. O kadar yorgunum ki, bir kadının dizlerinde bin küsur yıl uyuyabilirim. Çünkü uyanmak canımı yakıyor kaptan.

Anlamsız geliyor; içtiğim meyler, aldığım bu ilaçlar ve beni tamamlayamayan dostlarım.

Tenimde küf tutmuş yalnızlığın kekremsi kokusu var kaptan. İçim çürüdü benim sen de bırak daha fazla üsteleme artık.. Eskiden (kalbini göstererek) burada kırda koşan renkleri seven hayalleri olan çocuklar vardı. Şimdi it kopuk serseri arabesk tipler , kime inanmalı kaptan?

Hep en çok inandığımız en çok yaralayanımız olmadı mı? Bırak bari rahat uyuyamıyorum, rahatça yazayım.. Kim okursa okusun umurumda değil. Ellerim kopana, zihnim yorulana ve bir gün o gelene kadar yazacağım.”

– “Unut artık geçmişi oğlum. Geçmiş insanın kara deliği, bir kere güzelliğine kapılırsan orası senin zindanın olur.”

– “Kaptan, ben geçmişten bahsetmedim. Geleceğimde ki ‘O’ndan bahsediyorum. O gelsin bak bu rutubetli tavanlarda papatya, bu betonarmede çimen, bu karanlık odada güneş açar.

İnsan geleceği için hayal kurmalı kaptan. Geçmişine takılıp yaşarsan kendi zindanından çıkamazsın. Kimseye güvenmeden yaşıyorum. Ama bir gün ‘O’ gelecek ve ben yine herkesi seveceğim. Şimdilik hepinizden nefret ediyorum. Ama bu yalnızlık da çıldırtıyor beni…

Nolur, söyle ona çabuk gelsin. Çünkü gözünde güneşi sönen insanlar, aramızda yaşayan ölülerdir. Sadece nefes almaya devam ederler. ”

“Ölmek için henüz gencim!”

Mehmet YEL

Kaptanla konuşmalar – 1

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

Yorum yapabilmek için buradan üye girişi yapınız.

Gökkuşağı Köşesi Banner
Gökkuşağı Köşesi Banner

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL