Köşe Yazıları

YEPYENİ BİR SAYFA

YEPYENİ BİR SAYFA
Gökkuşağı Köşesi Banner
  • “Damla olmadan yağmur, yağmur olmadan sel olur mu?

  • Ekmeden büyür mü tohum, sararmadan biçilir mi başak?

  • Bütün bunlara emek lazım, çaba lazım, yürek lazım.” 

Koca bir yılı geride bıraktık… Ağrısıyla, acısıyla, iyisi kötüsüyle, kayıplarıyla, ayıplarıyla… Hepimiz kıyısından, köşesinden bir şeylere maruz kaldık, zorlandık, belki de zorladık birilerini. Bir şey kesin ki hepimizin yapmadığı, yapamadığı, seyirci kaldığı şeyler de oldu. Dünya dönerken değişti, değiştikçe hayatlarımız da değişti. Siyaseti, felaketi, ekonomisi, pandemisi, maskesi, kısıtlamalar derken neyin gündemde olduğunu, neyin daha öncelikli olduğunu bilemez olduk. Unuttuğumuz da oldu, unutulduğumuz da…

Dünya çapında felaketler üst üste geldi. Kimi yerde sel baskınları oldu, kimi yerde kasırgalar insanların hayatlarını silip süpürdü, kimi yerde akciğerlerimiz ormanlarımız içindeki canlarla yandı kül oldu. Kimi yerde sağından, kimi yerde baskılardan, kimi yerde batan botlarla onlarca hayatlar kaybolup gitti. Zenginlerin gözleri açtı, fakirlerin karınları… Sokaklarda, pazarlarda yemek arayanların çoğalması, gelir dengesizliği ve işsizlik büyüdükçe büyüdü. Bunlarla beraber çoğaldı intiharlar!

Bütün bu olup bitenler karşısında kendimizi sorgulayamadık bir türlü. Tabi ki felaketleri biz yaratmadık, tabi ki adaletsizlik bizim elimizden olmuyordu, tabi ki botları biz batırmadık. Peki ama yeteri kadar empati yapabildik mi? Yeteri kadar destek çıkabildik mi zorda kalanlara? Yeteri kadar birlik beraberlik içinde miydik? Ülkenin bir yerinde yaşanan bir olaya gösterdiğimiz tepkiyi başka bir yerine aynı şekilde gösterebildik mi?

Ya öldürülen kadınlarımıza, tacize uğrayan minicik çocuklarımıza, dilsiz hayvanlarımıza, doğamıza ne kadar sahip çıktık? Her şeyi başkalarından mı beklememiz gerekiyor?

Elbetteki herkes kendi işini iyi yapsa kimsenin şikâyet edecek nedeni olmaz. Devlet, millete olan sorumluluğunu yerine getirse, ekonomistler ülke gelir giderini dengede tutabilse, tıp yeterli imkânlarla bilimde ilerleyebilse, öğretmenler saçma öğrenim sistemlerine maruz kalmasa, çiftçiler emeklerinin karşılığını alıp sürekli üretebilse…

Bütün bunların iyi işlemediği durumlarda bizler birer birey olarak düşünmek zorundayız. Bu düzeni değiştirmek için bir şeyler yapmalıyız. Ve bu değişim insanın kendisiyle başlamalı. Artık bir başkasını, başkası olarak görmemeliyiz. Dillerin, dinlerin, ırkların, kültürlerin birer değer olduğunu hayatın ahenkleri olduğunu anlamalıyız. Unutmayalım ki hepimiz ülkelerimizin duvarlarındaki temel taşlarız. Birimiz eksilse o duvarlarda delikler oluşur. Ancak birbirimize destek olursak asırlarca ayakta kalırız.

Fırından çıkmışçasına, taptaze bir yıla girdik. Tertemiz bir defterin ilk sayfasını açtık. Herkes kendi romanını yazacak bu sayfalara. Hadi bakalım: kendi adımıza, ailelerimiz adına, ülkelerimiz ve insanlık adına bir roman yazalım. Yerine göre damla olalım kara bulutlardan sağanak sağanak dökülmek üzere olan. Yerine göre tohum olalım toprağı yırtıp güneşe uzanan. Yerine göre altın sarısı başak olalım, dolsun depolarımız, doysun dünya.

Sevgiyle kalın…

Birgül SOLMAZ K.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

Yorum yapabilmek için buradan üye girişi yapınız.

Gökkuşağı Köşesi Banner
Gökkuşağı Köşesi Banner

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL