Köşe Yazıları

“YANGIN MEVSİMİ”

“YANGIN MEVSİMİ”

“İlkbahar / Yangın mevsimi, Sonbahar / Kış” mı?

Nasıl da normalleştirmişiz yangını, yalanı, talanı da mevsim normalleri olmuş yangınlar, yağmalar. Oysa mevsimine göre yemeyi, mevsimine göre giyinmeyi öğütlüyorlardı ve su baskınlarına, toprak kaymasına, çığ tehlikesine, dona, buzlanmaya karşı uyarıyordu meteoroloji, haber bültenleri.

Kurak geçen yaz ayları, güneş ışınlarının cam kırıklarını mercek yaptığı sıcak zamanlar, yanan bir sigara izmariti, söndüğü sanılan bir mangalın rüzgârla canlandığı yangına davetiye çıkaran türlü dikkatsizlik, ihmâlkârlık. İnsan kaynaklı, kaza olduğuna hiç de inanılmayan ve yağmur kadar, kar kadar, rüzgâr kadar normalleştirdiğimiz büyük küçük yangınlar “Mevsimi” geldi. Geçen yaz yandık… Ondan önceki yazlarda olduğu gibi. İçimiz yandı… Üzüldük… Çok üzüldük… Yıprandık!

Mevsimine göre ekim dikim yapılırken, mevsimine göre giyinip, mevsimine göre yemeye çalışırken, ne yaptık “yangın mevsimine” göre? Yangın söndürme uçakları, helikopterleri, pilotlar, araçlar, ekipler hazır ettik mi? Ne belediyeler, ne bakanlıklar tarafından hazırlanan, açıklanan, yüreklere su serpen bir eylem plânı geldi. Bekliyoruz. Seyrediyoruz. Kaygılanıyoruz. Maalesef “olası” hatta “kaçınılmaz” hâle gelmiş yangınlara karşı herhangi bir hazırlığımız hâlâ yoksa orman yangınları da artık pek çok şey gibi politiktir.

Hiçbir tedbirin alınmadığı, bir eylem plânının hazırlanmadığı kaçınılmaz hâle gelmiş bir tehlike yangın. İnanır mısınız şimdi hektarlarca, dekarlarca ormanlık alanın kazara yandığına? Bir sigara izmaritinin, bir mangalın buna sebep olduğuna? Yangın söndürme uçakları, yangın söndürme helikopterleri, yangın söndürme ekip ve ekipmanları hazır etmemize engel olan nedir? Bize S-400 filân aldırmayan dıj güjler mi?

Orman yangınları politiktir!

Politik olmayan ne kaldı şu memlekette? Öyle olmalı, böyle olmalı, bu kabul edilebilir bir şey değil demenin ötesinde ne yapabiliriz? Aynı şeyleri yaşamaya, aynı açıklamaları dinlemeye, aynı çaresizlikle kıvranmaya bu kadar mı teşneyiz, bu kadar mı layık? Toprak bu vatanın, bu vatan bizim değil mi?

Can ANAR

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

Yorum yapabilmek için buradan üye girişi yapınız.

Gökkuşağı Köşesi Banner
Gökkuşağı Köşesi Banner

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL