Köşe Yazıları Kültür-Sanat

VEDA BUSESİ

VEDA BUSESİ

1889 yılında İstanbul’da doğan Orhan Seyfi Orhon, 83 yıllık hayat kimliğine hukukçu, öğretmen, gazeteci, yazar, şair ve milletvekili gibi vasıflar eklemeyi başarmıştır. Hiç şüphesiz ki Orhon’u günümüzde tanınmasını sağlayan en önemli özelliği şairliğidir. Türk Edebiyat Tarihi’ne “Beş Hececiler” olarak geçmiş topluluğun üyelerinden biridir.

Bizler Orhon’un öğretmenlik yaptığı yıllara konuk olup onu bu günlere taşıyan en önemli şiirinin hikayesine tanıklık edeceğiz.

Okuldaki mesaisinden çıkan şairimiz soluğu hastanede alır. Canının bir parçası olan 12 yaşındaki kızı Nimet, yakalandığı amansız hastalığın pençesinde son günlerini yaşamaktadır. O gün hastanedeki odasının dışında toplanan eş, dost ve akrabalar, her ne kadar doktorunun “umut yok” demesine rağmen, dualar eşliğinde içeriden gelecek iyi haberi beklemektedirler.

Odadan çıkan Doktor, Orhan Seyfi Orhon’u bir kenara çekerek ona kızı hakkında son sözlerini söyler…

“Tıbbın gereği her şeyi yaptık. Durumu çok kritik, artık acısını biraz olsun dindirmek için çabalıyoruz. Allah’tan umut kesilmez lakin, bugünü atlatması bile olanaksız!..”

Bu sözler karşısında gözyaşlarına hakim olamayan Orhon, hüngür hüngür ağlamaya başlar. Durumu anlayan diğer akrabalar da ondan farksız durumda değillerdir. Derin bir hüzün kaplamıştır hastane koridorlarını.

Gözyaşlarını silip biraz olsun kendini toparlayan Orhan Seyfi Orhon, odaya girerek kızının yattığı yatağın başucuna oturur. Küçücük ellerini avuçlarına alır. Öper, koklar canının parçasını. Merhametli dokunuşlar eşliğinde dualarını sıralar. Bu sırada gözlerini açan Nimet, gülümseyerek babasına bakar. İçten içe onu kemiren hastalık gözlerindeki feride almıştır ama babasıyla göz göze gelişi, onun dokunuşlarındaki merhamet duygusuyla bir an olsun acısını unutturmuştur.

Akıbetinin farkında olan Nimet, tüm gücünü toplayarak babasına:

“Öleceğimi biliyorum baba. Bana söz vermeni istiyorum.
Ardımdan ağlamayacaksın!..”

Bu sözler Orhon’un içini paramparça etmiştir. Dolan gözlerini kızından kaçırmaya çalışsa da bunu başaramaz.

“Baba, bana söz ver. Ağlamayacaksın!..”
“Söz kızım, ağlamayacağım!..”

Söz vermiştir vermesine ama bu hal karşısında ne kadar dayanabilecektir? İlk göz ağrısı, üstüne titrediği kızı gözleri önünde erimekteyken, bir şey yapamamanın çaresizliği içinde çırpınmaktaydı. Derin bir sessizliğin içine gömülmüşlerdi ve artık kelimelerin hiçbir anlamı yoktu o anda. İçten içe sadece duygular konuşuyordu.

Birkaç saat sonra durumu daha da ağırlaşan Nimet, babasının kolları arasında son nefesini verir. Kolay kabul edilebilecek, dayanılabilecek bir durum değildir bu ama kızına söz vermiştir Orhan Seyfi Orhon, acısını içine gömer ve sözünün gereğini yerine getirmeye çabalar.

Kalabalık bir cenaze töreni sonrasında kabre yerleştirme görevini baba üstlenir. O son anda yüzünü açar kızının ve alnına veda öpücüğünü kondurur. Bu an Orhan Seyfi Orhon’un dayanabildiği son noktadır ve sözü gereği akıtmadığı gözyaşlarının tümünü o anda
boşaltır.

Yaşadığı bu hüzün fırtınasının etkisini şiire sığınarak biraz olsun dindirmeye çalışır şair ve onu bugünlere taşıyan en önemli şiirini yazar. “Veda” başlığıyla kaleme aldığı bu şiir günümüze “Veda Busesi” başlığıyla ulaşır. Yusuf Nalkesen tarafından 1951 yılında Muhayyerkürdi makamında bestelenen şiir hiç şüphesiz ki Türk Sanat Müziğinin en bilinen, en sevilen şarkılarından biri olmuştur. Zeki Müren merhum, şu sözlerle anlatmıştır şiirin hissiyatını:

“Beni en çok etkileyen eserlerin başında yer alan yazgının hikayesini bildiğimden, her okuyuşumda, her söyleyişimde gözyaşlarıma hakim olamamışımdır…”

VEDA

Hani o bırakıp giderken seni
Bu öksüz tavrını takmayacaktın
Alnına koyarken veda buseni
Yüzüne bu türlü bakmayacaktın?

Hani ey gözlerim bu son vedada
Yolunu kaybeden yolcunun dağda
Birini çağırmak için imdada
Yaktığı ateşi yakmayacaktın?

Gelse de en acı sözler dilime
Uçacak sanırdım birkaç kelime
Bir alev halinde düştün elime
Hani ey gözyaşım akmayacaktın?

Orhan Seyfi Orhon

 

Mehmet Ali GÜNEŞ

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

Yorum yapabilmek için buradan üye girişi yapınız.

Gökkuşağı Köşesi Banner
Gökkuşağı Köşesi Banner

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL