Köşe Yazıları

Kaptanla Konuşmalar – 12 “VATANIM ISSIZ”

Kaptanla Konuşmalar – 12 “VATANIM ISSIZ”
Gökkuşağı Köşesi Banner

İnsan kaderini çocukken sırtına yüklüyor kaptan. Ben artık çocukluğumun bu kamburundan kurtulmak istiyorum. Bir bahar’da bende çiçek açmak istiyorum. “Ben ne zaman bir papatya tarlasının ortasında sadece huzurla göğe bakacağım kaptan?” 

– Elbet bir gün sen de görürsün oğlum.

O günler hiç gelmeyecek gibi kaptan. İnsan hep kaybedince anlıyor güzel günlerin kıymetini. Ben hep geç kalıyorum. Güzel olan her şeye. Bu geç kalmışlıktan, bu yalnızlıktan ve bu soğuk kış gecelerinde tek başıma yaşamaktan bıktım. Burada (kalbini gösterir) eskiden bir ülke vardı. Şimdi kocaman bir harabe. Ben bu harabede yaşamaktan çok yoruldum kaptan. “Biraz güneşe çıksam, bir çay içsem, biraz müzik dinlesem düzelmez miyim?” 

– İnsan o kadar kolay düzelemiyor ki oğlum. Keşke olsa, keşke senin yüreğine de cemre düşse.

Bana cemre değil, cehennem düşüyor hep kaptan. Kalbi parçalanmış bir adamın tortusu zehir olur herkese. Keşke biraz daha nefes alabilen, boğulmadan, yorulmadan dizlerim ve kalbim kanamadan… “Sen hiç Ağustos ayında yağmur yağmadan ıslandın mı kaptan?” 

Ben çok ıslandım… Bu yağmurlardan da bıktım artık. Evime dönmek istiyorum.

– Evdeyiz ya oğlum.

Burası harabe… Yarin dizini ev bellediğimiz günler evimizdi…

Ahh, kaptan, öpüyorum kendi ülkemizin olduğu günlerin kıyısından.

Mehmet YEL

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

Yorum yapabilmek için buradan üye girişi yapınız.

Gökkuşağı Köşesi Banner
Gökkuşağı Köşesi Banner

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL