Köşe Yazıları

“Uzun Bir Aradan Sonra…”

“Uzun Bir Aradan Sonra…”
Gökkuşağı Köşesi Banner

İstanbul / 13 Kasım Pazar

Zaman; bilgi, hatıra, hırs, nefret, sevgi biriktirmeye çok müsait bir olgu. En son yazımı yazdığımdan sonra değişenlere bir bakalım beraber: hem benim açımdan, hem de memleket açısından…

Bir deprem sığdı bu zamana, ne kadar tedbirsiz olduğumuzu bir kez daha gördük, yat, kalk, tutun, bekle, kaç eylemleriyle tatbikat yapıldı. Kadıköy sokaklarında bu tatbikatı “Aa! Telefonumda bildirim var” şeklinde karşıladılar. Kısacası pek ciddiye alınmadı bu olay.

Bir deprem de benim hayatıma sığdı. Türkçe rock gruplarından Malt’ın dediği gibi “Hayatıma asma bir kat yaptım, yeni bir aşk, bir de çekyat kattım, tam mutlu olurum burada derken 3.1’e bile dayanamadı, tepeme yıkıldı.” 

Herkesin depremi kendine diyerek devam edelim…

Yine bombalamalar… Parçalanan bedenler… Yine maden kazası… Yine kader planları… Yine onca kayıp, yasa benzer bir şey… Kayıplar, üzüntüler, sonuçsuz kalmış veya kalacak onca şey. Üstü kapalı bir “heyhat” meselesi daha…

Merkür retrosu, kanlı ay, güneş tutulması derken evren sanırım hala bizim üzerimizde kararlar vermekte ısrarlı. Zaten tüm aldanışlar, aldatılışlar ve aldatışlar hepsi bu evrenin etkisi. Böyle zamanlara da sayın Cumhurbaşkanımız güzel bir açıklama getirmiş “biz kader planına inanırız.” Elbette! Başka açıklaması olamaz zaten. Kader planı olmasa kızacağımız kişiler hep belli olacak; eşimiz, sevgilimiz, arkadaşımız, ailemiz, belki tövbe haşa hükümetimiz… Ama iyi ki kader planı var eşimizin-sevgilimizin bize yaptıklarının, arkadaşlarımızın arkamızdan çevirdiklerinin, ailemizin “biraz daha ye oğlum” sözlerinin ve hükümetimizin bize yarattığı olumsuzlukların hiçbir önemi yok.

Şimdi retroların tutulmaların arasından sesleniyorum ben de uzun bir aradan sonra ve yineleyerek, Hasan Hüseyin Korkmazgil’den ç/alıntı yaparak

  •  *“öyle bir yüz yoktu orda ben aldanmışım

  • kaç bin yıllık aldanışı yeni sanmışım* 

  • yaralı bir şarkıydı o

  • bir umutsuz yolculuktan

  • bırakılmış bir konaktan

  • bir yaldızlı resimdi

  • akrep yutmuş balıktı o

  • ışıktan kaçıyordu

  • afrodit’le yatıyordu

  • hermes’im sanıyordu

  • ‘om mani padme hum’du

  • tamburda solo

  • bir kenevir kuşuydu o

  • yakut gözlü bir örümcek

  • artık bir şey gerekmiyor dostlarım

  •  *kendini leydi sanan bir Marakeş dilencisi

  • buldu beni

  • buldum onu

  • ve bitti* 

  • hoşçakal köprüsünde yel aldı mendilimi

  • silkeledim yaprak yaprak

  • saldım türkülerimi

  • ne değişen ışıklardı

  • ne son bulan acılar

  • ‘bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm’

  • o geceler orda kaldı

  • o görüntü orda bitti

  • kaç bin yıllık bir öyküydü

  • yineledim bitti gitti

  • vurdum çıplak sırtıma çağdaş yalnızlığımı

  • ‘demir asa demir çarık’

  • kan içinde ayaklarım

  • artık bir şey gerekmiyor dostlarım”

Alper ÇAMLICA

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

Yorum yapabilmek için buradan üye girişi yapınız.

Gökkuşağı Köşesi Banner
Gökkuşağı Köşesi Banner

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL