Köşe Yazıları

ÜVERCİNKA İLE BİR DERDİM YOK AMA…

ÜVERCİNKA İLE BİR DERDİM YOK AMA…

Bu aralar tıraş olurken Evgeny Grinko’nun ‘Things from The Past’ını dinlemek bana büyük keyif veriyor. Bu keyif o kadar büyük ki estetik kaygımı bir kenara bırakıp çenemin sol yanını tıraş etmeyi unuttum bugün.

Aynadan bana yansıyan yüzümün her köşesine bir anı ilişmiş. Öyle beni ben yapan anılar ki piyano vuruşlarının nahifliği gibi yumuşak dokunuşlarla alıyorum sakallarımı her bir anının üstünden geçerken. Kafamı kazırken de uzun ince yollar beliriyor üzerinde. Tanrım! Yollar… O kadar gidilesiydiler ki… İyi ki geçmişim o yollardan. Benzetimlerim yoğun bir hazza dönüşüyor ayna karşısında.

Sizi bilmem ama ben ayna karşısında uzun uzun konuşanlardanım. Kendime şefkat gösterme yolum oldu son yıllarda. Tıraş bıçağını boynuma doğru indirirken çok konuştum kendimle hatta bugün. Boynumdaki doğum lekemin hikayeleri… Sol elimle onu örttüğümde yok, elimi kaldırdığım an oradalar.

Cemal Süreya’nın Üvercinka’sı oldum olası tatmin etmedi beni. Başka hikayelerin hazzı var benim lekemde. Tanrı’nın varlığı ya da yokluğuyla bir savaşım yok. Bir şeylerden kaçma serüveninde de değilim. Nehirden okyanusa doğru sürüklenen, kendi akışındaki bir tomruğum tam olarak.

Hem çenemin sol yanını tıraş etmeyi neden unuttuğumu da anladım. Henüz orayı mesken tutmuş bir hikayem yok.

Yüzümüzdeki her bir izin, yaşanmış her anın bizi eşsiz birer canlı haline getirdiğini biliyorum artık. Teşekkür ederim her anıya. Yüzüme yeni hikayeler katmaya hazırım. Yaş almaktan da korkmuyorum zaten hanidir.

Serhat Emin ALACALI

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

Yorum yapabilmek için buradan üye girişi yapınız.

Gökkuşağı Köşesi Banner
Gökkuşağı Köşesi Banner

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL