Köşe Yazıları

WHO WILL SURVIVE AND WHAT WILL BE LEFT OF THEM?

WHO WILL SURVIVE AND WHAT WILL BE LEFT OF THEM?
Gökkuşağı Köşesi Banner

Tobe Hooper’in Kim Henkel ile birlikte yazıp tek başına yönettiği, 1974 tarihli, ABD yapımı bağımsız korku filmi The Texas Chainsaw Massacre’nin açılış sahnesinde şu sözler yer alıyordu:

“İzlemek üzere olduğunuz film, başta Sally Hardesty ve özürlü kardeşi Franklin olmak üzere, beş gencin yaşamış oldukları trajedinin hikâyesidir. Genç oluşları hikâyeyi daha da trajik hale getirmiştir. Ancak çok uzun yaşamlar sürmüş olsalardı bile, o gün tanık oldukları kadar deliliği ve dehşeti bir arada görebileceklerini ne tahmin edebilirler ne de böyle bir şeyin olmasını isterlerdi. Sakin bir yaz öğlenindeki yolculukları, bir kâbusa dönüşmüştü. O gün yaşanan olaylar, Amerikan tarihi sayfalarındaki en tuhaf suçlardan birinin keşfine yol açtı; Teksas Elektrikli Testere Katliamı’nın.”

Hiç kuşkusuz bunun nedeni Hooper tarafından filmin hikâyesi, izleyicinin ilgisini çekmek amacıyla gerçek bir hikâye olarak tanıtılmak istenmesiydi. (Doğrusunu isterseniz bu yanıltmaca, Watergate Skandalı’na, Vietnam Savaşı’ndaki katliamlara ve 1973 Petrol Krizi hakkında halkın hükümet tarafından aldatılmasına bir tepkiydi) Ama gel gelelim Deri Surat karakteri ve filmdeki bazı küçük ayrıntılar, Wisconsinli seri katil ED Gein’in işlediği cinayetlerden esinlenerek oluşturulmuştu.

Ama artık kaderin bir cilvesi midir bilinmez, Teksas Katliamı’nın başına gelen pişmiş tavuğun başına gelmedi. Kısaca özetlemek gerekirse; Hooper, kısıtlı bütçeye ve yaşanılan onca aksiliğe rağmen filmin altından kalkmayı başardı. Ama aksilik bu ya; bu seferde film şiddet ögeleri içerdiğinden dağıtım şirketi bulmakta sorun yaşadı. En nihayetinde filmin dağıtım haklarını Bryanston Pictures şirketinden Louis Perano satın alsa da filme Amerikan Sinema Filmleri Derneği (MPAA) tarafından “R” (17 yaş altı için ebeveyn veya vasi gereklidir) uyarısı kondu. Artı, film uluslararası camiada da benzer sorunlarla karşılaştı. The Texas Saw Massacre, Ekim 1974’te yayınlandıktan sonra birçok ülkede yasaklandı. Seyircilerin filmdeki aşırı şiddet ögelerinden rahatsız olması üzerine pek çok sinemada filmin gösterimi durduruldu. Tüm bunlar yetmezmiş gibi bir de eleştirmenlerin olumsuz yorumları ile çıka geldi; ancak yaşanan tüm olumsuzluklara karşın film ABD’de 30 milyon dolarlık gişe yaparak yüksek oranda kâr getirdi. Kısacası, son gülen iyi güler misali Tobe Hooper, şu ya da bu şekilde, istediğini almış oldu.

THE TEXAS CHAINSAW MASSACRE 1974 ve THE TEXAS CHAINSAW MASSACRE 2022

1973 yazında Teksas’ın Austin şehrinin birkaç kilometre dışında beş genç kimliği belirsiz bir deli tarafından tüyler ürpertici bir saldırıya uğradı. Şoke edici cinayetlerde kullanılan aletlerin arasında çekiçler, el kancaları ve en ürkütücüsü, bir elektrikli testere vardı. Beş genç kurban içinden tek hayatta kalan Sally Hardesty, olayı polise anlattıktan sonra o gün yaşadığı korku dolu anlardan bir daha kimseye söz etmedi.

ÇÖLÜN ORTASINDA BUZ TUTMUŞ BİR KASABA

İlk filmi izleyenlerin hatırlayacağı üzere küçük bir Teksas kasabası olan Newt’in hemen dışındaki mezarlıkta tuhaf olaylar yaşanması üzerine Teksas Katliamı 2022’de de göreceğimiz Sally ve onun erkek kardeşi Franklin, dedelerinin mezarını kontrol etmek ve mezar soygunculuğu hakkında bilgi toplamak amacıyla yanlarına arkadaşları Jerry, Kirk ve Pam’ı da alarak bölgeye gidiyorlar ve mezarlıkta işleri bitince Hardesty ailesine ait çiftlik evini ziyaret ediyorlardı. Ne oluyorsa da bundan sonra oluyordu. Franklin, Kim ve Pam’e çevrede yüzmeye elverişli sulak bir alanın varlığından söz ediyor, ama çok geçmeden serinlemek amacıyla yola çıkan çiftin karşısına gizemli bir ev çıkıyordu. Bunun üzerine Kirk içeri seslenerek benzine ihtiyaçları olduğunu söylüyor; fakat içeriden herhangi bir cevap gelmiyordu. Bu nedenle Kirk içeri girmeye karar veriyor ve böylece uyuyan devi yani Deri Surat’ı uyandırmış oluyordu.

NEYE BENZEDİĞİNİ BİLMEDİĞİN BİRİNİ KOLAY KOLAY BULAMAZSIN!

Teksas Katliamı ya da özgün adıyla Texas Chainsaw Massacre 2022, yönetmen koltuğunda David Blue Garcian’nın oturduğu, senaryosunu Chris Thomas Devlin’in yazdığı, oyuncu kadrosunda Sarah Yarkin, Mark Burnham, Elsie Fisher, Olwen Fouere, Nell Hudson, Moe Dunford, Jacop Latimore, Alice Krige, Jessica Allain, Sam Douglas, William Hope ve John Larroquette gibi genç ve deneyimli oyuncuların bir arada bulunduğu 1974 Teksas Katliamı’nın devamı olan projedir.

İlk filmdeki abla kardeş (Sally & Franklin) arketipine nazire yaparcasına, yeni filmde de “problemli” Lila ile ablası Melody karşımıza çıkıyor. Ardından Lila’nın bir liseye yapılan saldırıdan sağ kurtulduğunu –bana kalırsa burada Sally Hardesty karakterine saygı duruşunda bulunuluyor- öğreniyoruz. Aslına bakılırsa film, dişe dokunur bir senaryoya sahip değil. Bilhassa film seyirciyi kes doğra biç sekansları ve kanlı sahneleri ile tavlamak istiyor.

Ama yine de zorlarsak…

Dört girişimci genç, Teksas’taki ıssız Harlow kasabasını restore edip, canlandırmak üzere grubun tek siyahi erkeği Dante’nin kullandığı Range Rover’a doluşup yola çıkıyor. Biz de yol boyunca ilk filmi andıran klişe sahneler izliyoruz. Benzin istasyonu, kasaba şerifi ve yardımcısı, iyi mi kötü olduğu belli olmayan tekinsiz bir adam ve hayalet bir kasaba vb.

Kasabaya vardıklarında Dante, incir çekirdeğini doldurmayacak bir mesele yüzünden Harlow Belediye Yetimhanesinin yöneticisi Bayan Mc ile tartışmaya başlıyor.

Tartışmanın büyümesi üzerine Bayan Mc fenalaşıyor ve şerifin arabası ile hastaneye kaldırılıyor. Ama ne yazık ki Bayan Mc hastaneye yetişemeden ölüyor. Ve böylece yeni Teksas katliamının fitili ateşlenmiş oluyor.

Sonuç itibariyle Teksas Katliamı 2022; senaryo, karakter derinliği ve hikâye açısından sınıfta kalsa da sanki David Blue Garcia, ilk filmin başına gelenlerden intikam almak istercesine, şiddet çıtasını arşa çıkarmış bir yapımla bizi baş başa bırakıyor. Bunun yanı sıra, ilk katliamdan sağ kurtulan tek kişi olan Sally Hardesty’nin başta kardeşi Franklin olmak üzere Jerry, Kim ve Pam’ın intikamını almak için kasabaya geri dönmesi (arkadaşlarını unutmaması) güzel düşünülmüş ve ardı merak uyandıran bir detay olarak karşımıza çıkıyor. Artı, gelişen teknolojinin nimetlerine sıkı sıkı sarılan film, görsel açıdan da sıra dışı bir işe imza atıyor. Bu açıdan bakıldığında, David Blue Garcia ve yapım ekibine ne kadar teşekkür etsek azdır; fakat gelin görün ki, filme getirilen eleştirilerden anlaşıldığı kadarıyla filmin Leatherface hayranlarını hayal kırıklığına uğrattığı anlaşılıyor. Fakat ben aynı fikirde değilim; bana kalırsa Teksas Katliamı 2022, tansiyonu yükselten sahneleri ve kan banyosu yapmayı adet edinmiş psikopat karakterleriyle teen slasher janrına yeni bir soluk getirmiş gibi duruyor.

Gökhan KÜÇÜK

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

Yorum yapabilmek için buradan üye girişi yapınız.

Gökkuşağı Köşesi Banner
Gökkuşağı Köşesi Banner

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL