Köşe Yazıları

“Solcuyum Ben, CHP’li”

“Solcuyum Ben, CHP’li”
Gökkuşağı Köşesi Banner

“Bir kişi dahi ekmek çalarken yakalandıysa, bu suç toplumun, özellikle hükümetin ve aslında tüm devletlerindir.”

Masallar dinlemeye ve masallara inanmaya alışkınsınız. Hele ki bu günlerde masalların ve masal anlatıcılarının sayısı öylesine arttı ki. Masalların yarattığı uyku öncesi rehavet hoşunuza gidiyor öyle değil mi? Rahat rahat uykuya dalmak, masal anlatıcılarının büyüleyici mırıltısı eşliğinde uyumak, uyumak, sadece uyumak istiyorsunuz. Salt uyumak, masallarla… E hadi uyuyun o zaman.

***

Varan 1.

Yer: Kadıköy / 16 Kasım – 18:30

Abla, abi bozuk paran var mı?

Abi bozuk paran var mı?

Abla, abla bozuk paran var mı?

Abi açım… Abi çorba parası…

Abla açım…

***

Varan 2.

Bana 2 ekmek, 1 de askıya.

Bana 2 ekmek, 1 de askıya lütfen!

Bana 2 ekmek…

Bana 2 ekmek.

***

Varan 3.

Abla öğrenciyim okul harçlığımı çıkarmam lazım, kalem alır mısın?

– E olur, ver bakalım bir kalem.

***

Varan 4.

Abla, şans bilekliği alır mısın? Yardım için, öğrenciyim de.

– Ver bakalım “UMUT” bilekliğinden.

***

Varan 5.

………..

…..

Bitmez. Çoğalır…

***

Yukarıda okuduklarınız en basit özetler aslında. Konu daha uzun, daha günlere yayılı ve daha spesifik ilerliyor.

Peki çözüm mü askıya ekmek bırakmak, öğrenciden kalem, diğerinden şans bilekliği almak? Çorba parası diyene, çorba parası vermek?

Değil tabii… Oldukça yüzeysel, geçici ve fakat anlık olarak elbette işe yarar!

***

“Devletin malı deniz, yemeyen keriz!”

Nasıl canım lezzetli mi? Yiyorsun/uz ya hani! Geçiyor mu boğazın/ız/dan kolay? Afiyet olsunnnnn! Üzerine su içmeyi de ihmal etme/yin. Haa yok ama pardon, yemeğin üzerine su içmek hazmı zorlaştırır, imkanların/ız kısıtlanınca içersin/iz o suyu. Kalsın şimdi bir kenarda…

***

Varamayanlar:

Şiştt ben var ya, solcuyum aslında…

– Senden solcu olmaz bebişim… Sen anca yancısındır!

***

Sahi, solcuyum demek çok mu havalı? Ha, bir de “Devrimciyim,” diyenler var… Off onlar daha fena… “Tatlım pardon ama neyi devirdin?” diye sorasım geliyor.

“Devrimciyim ben…”

– Hıhım, evet… Masa başı devrimcisi, alkolik olanlardan. Hani şu çok içince kendini bir sağa, bir sola devirenlerden.

***

“Solcuyum ben, CHP’li.”

– Kemalist yani?

“Yok, solcu!” 

– Ama, CHP Kemalizme yakın bir parti ya hani, yanlışın olmasın?

“Olur mu canım? Türkiye’nin gerçek sol partisidir CHP!” (laf söylüyor bal kabağı) 

***

Ben de solcuyum, CHP’li olmayanından! 

***

Siyaseti sevmem… Tüm siyasetçiler bana göre masalcıdan başka bir şey de değildir. Sadece anlatırlar, hep anlatırlar. Her biri dünyayı kurtaracak milyon kaplan gücüne sahipmiş gibi davranırlar, yalan dolan hikâyeleri vardır her birinin… (yersen) 

Hele o it dalaşı, iktidar olma kavgası… Tanrımmmm, kör et beni!

Hep derim, ‘siyaset fillerin tepiştiği, karıncaların ezildiği bir saçmalıktır’ diye. İtiş, tepiş mevzular yani.

Etimolojide siyaset kelimesini araştırınca epey haklı bulmuştum kendimi aslında. Bakınız ne demekmiş:

– Osmanlıca üzerinden Türkçeye geçen Siyaset sözcüğü Arapça Seyis (At Bakıcısı) kelimesi ile bağlantılıdır. Türk dilleri içerisinde yer alan ve -At- kökünden türemiş olan “Atkarma” (siyaset, idare) ve “Atkarmak” (siyaset yapmak, idare etmek, icra etmek, muvaffak olmak) sözcükleri de benzer anlamları karşılamaktadır. Bu bağlamda “Siyaset” (ve “Atkarma”) sözcüğü aslında atın idare edilmesi manasına gelmektedir. –

Ben demiyorum bunu, Vikipedi söylemiş.

……… Kılıçdaroğlu, Erdoğan, seçim, Cumhurbaşkanı, kazanmak, kaybetmek, gitmek, başa gelmek, batmak, çıkmak… Şimdilerin dillere pelesenk kelimeleri bunlar.

Batan geminin malları gibiyiz. İzliyoruz, dinliyoruz… Birileri tepişiyor, biz eziliyoruz. Bölünüyoruz, parçalanıyoruz… Susturuluyoruz. Mikrofon uzatsalar dahi kağıttan okumak zorunda bırakılıyoruz.

Ve fakat: Okumayacağım kardeşim kağıttan, sizin ezber kelimelerinizi kullanmayacağım, duymak istediklerinizi söylemeyeceğim, sizin gibi davranmayacağım, sizden faydalanıp da milyonlarca insanın el konulan rızkından nasiplenmeyeceğim… Allayıp, pullayıp sizi, başkalarına servis etmeyeceğim… Masallarınızı mecbur kalıp duysam da, sizin sesinizle uykuya dalmayacağım. Benim de var masallarım kendime ait, onları tekrarlamaktan yılmayacağım?

***

– “Bu nasıl bombacı lan? Gölgesiyle karşılaşsa korkar bu kadın. Valla ilginç!” 

– “Hay Allah, PKK’de üstlenmemiş, kim yaptı ki bunu? Aman neyse canım, benim aklım ermez zaten.” 

(Seçilmiş kişisin sen. Sevinmen lazım… Haa, ama pardon her seçilen sevinemez bu ülkede. Seçtiler ama ne için, kim için, hangi kör, kâr, kir, pas iş için!)

Pesssss doğrusu, Pes! 

Hadi Pandora’cım bitir yazını da yat uyu artık. Nasılsa kimse seni dikkate almıyor. Haydi uydur kafandan yine bir masal.

Piş piş piş piş piş!

İyi uykular Pandora,

İyi uykular Türkiye.

Umut dolu yazılarımız da olur elbet ya, bakalım hangi bahara…

Gülcan PANDORA

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

Yorum yapabilmek için buradan üye girişi yapınız.

Gökkuşağı Köşesi Banner
Gökkuşağı Köşesi Banner

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL