Köşe Yazıları

SİZ İNSAN MI OLDUNUZ DA KURUMADINIZ?

SİZ İNSAN MI OLDUNUZ DA KURUMADINIZ?

Atalık tohum bırakmışız toprağa, filizlenmiş fidan olmuş. Toprak güzel, toprak verimli; onca emek verilmiş, açmış koynunu tohuma. Ümitli; yeşerecek. Yeşermiş, beslemiş tohumunu, filizini, fidanını; ağaç yapmış kocaman. Ne gübre istemiş, ne ilaç. Yerini bulmuş, sevmiş. Bulut çekmiş üstüne, yağmurunu almış. Güneş çağırmış; ışığını. Havasını sevmiş, suyunu sevmiş, sıcaklığını ve toprağını sevmiş sonra.

Kucaklaşmış toprakla tohum. Kucaklaşmış ağaçla gökyüzü. Nâzım’ın dediği gibi “Hiçbir ağaç böyle harikulâde yemiş vermemiş…” Kuşlar geçsin dalların arasından demişler, budamışlar karışan dallarını, kurularını kesmişler, çapalamışlar diplerini. Serpildikçe serpilmiş ağaç. Güçlenmiş. Sıkı sıkıya sarılmış toprağa kökleri. Görkemli bir ağaç olmuş, hayranlık uyandıran. Mutlu bir ağaç, huzurlu bir ağaç.

Sonra “Güneşin” demiş birileri halojen lambalar dikmiş üstüne başına, sağına soluna. “Besinin” demiş tozlar serpmiş toprağına, topraklar getirip fizandan, örtmüş köklerini. Su diye taşlar dökmüş serin tutsun diye toprağını. Kızmış toprak, kızmış taşlar. Ağır ağır kurumaya başlamış ağaç; yaprak dökmeye, hastalık emareleri göstermeye, gövdesinde, yapraklarında. Üstünü kapatmışlar, çevrelemişler ağacı. Rüzgârını kesmişler. Manzaraya koyup seyretmişler görkemli ağacı. Koruyup kollamışlar kendilerini ağaçtan. Ağacı koruyormuş gibi sevmişler rahatlarını ve yaşamışlar hayatlarını. Yalanlar söylemişler. Durmadan, bıkmadan usanmadan, yalan hikâyeler anlatmışlar. Kurumuş görkemli ağaç; kırılmış dalları, dökülmüş meyveleri.

Siz insan mı oldunuz da kurumadınız?

Taş mı oldunuz da kırılmadınız?

Can ANAR

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

Yorum yapabilmek için buradan üye girişi yapınız.

Gökkuşağı Köşesi Banner
Gökkuşağı Köşesi Banner

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL