Köşe Yazıları Yaşam

“Samimiyet”

“Samimiyet”
Gökkuşağı Köşesi Banner

Nedir peki samimiyet?

Yenilir mi?
İçilir mi?

Somut mu?
Soyut mu?

Bana sorarsanız samimiyet insanın kendisinde bilinçsizce oluşturduğu bir ahlak ve erdem biçimidir. Yıllarca savunduğum bir şey idi samimiyet.

“Düşmanın bile erdemlisini severim!”
“Arkadan vurmaktansa, gerekirse Western filmlerindeki gibi düello yapacaksın!”

Ne kadar büyük sözler söylemişim değil mi?
Ne demiş atalarımız? “Büyük lokma ye, büyük söz söyleme!”

Ah be Sercan…
Ah be yavrum.

Sen en büyük yalanı kendine söylemişsin. Yıllarca kendini kandırmış, başkalarına samimiyet dersleri verirken sen samimi olmamışsın.

İşte bu itiraflarımın girizgahı idi.

Konumuz aslında birey olduğumun farkına yeni yeni vardığım senelere dayanıyor. Yani babama. O güzel insana rest çekip, evi terk ettiğim yıllar. Aman ha! siz bırakın rest çekmeyi, Babanız yüzünüze tükürse bile mendil verin “Babacığım dudağını sil istersen” diye. Ben çok pişmanım yıllarca insanlara yaşattıklarıma, samimiyetsiz davranışlarıma, yalanlarıma, yarım bırakmışlıklarıma.

Evet bir de bu konu var değil mi? YALAN.

Yalan, aslında samimiyetsiz insanların çemberin içinde sıkıştıklarında birden kurguladıkları hayal biçimidir. En azından ben yalanı bu şekilde tabir ediyorum. Yalan bir kere başladığında bitiremezsiniz. O kadar berbat bir durumdur ki, insanı içine çeker, yer, bitirir. Eyvallah! ben yalanlarımla erken yüzleştim. Tabii ki bu zamana kadar benimle büyümediler. Erken öldürmeyi tercih ettim. İnsanlar benim yüzüme bir daha bakmasa dahi doğru söylemeyi erdem edindim.

Ama bir saniye yahu! Kendime söylediğim yalanlar? Gülen yüzüm, Coşkulu konuşmalarım, hayatı takmıyorum tavırlarım, bunaldığımda kendimi bilinmezliklere atışlarım? Peki bunlar yalan değil mi? Demek ki halen yalan denen illeti bırakamamışım. Başkalarının üzerine ördüğüm yalan ağlarının hepsini toplayıp çöpe atmak yerine kendi etrafıma sarmışım.

– EYVAH! Ben ne yaptım?

– Kimleri mağdur ettim?

– Nerelerde yanlış yaptım ve bunlardan dolayı kimlerin psikolojisi harap oldu?

– Hayatta neleri yarım bıraktığım için bana güvenen insanlar yön değiştirdi?

Evet bir de bu var. Bu en kötüsü. Sebep sonuç ilişkisini tamamıyla pekiştiren nokta budur. YARIM BIRAKMAK.

Hayatta bir çok şeyi yarım bıraktım. Bu bir çok projeyi kafamda tasarlayıp birinin üzerine gitmemekten mi? Üşenmekten mi? Bilmiyorum ama, şundan kesinlikle eminim; Benim yarım bıraktığım işlerim, insanların hayatlarının seyrine mâl oldu. Bu bir gerçek.

İşte benim pişmanlıklarım…

Samimiyetsizlik, Yalanlar, Yarım işler. Hepsi bir araya gelince bir kaos ortamı oluşturuyor. Kaos kendi kendisine oluşan bir eylem biçimi değildir. Bunu Sen, Ben, Biz yaratıyoruz. Hepimizin en büyük özelliği de, bu sırada içimizin ferah olması. Tüm suçlunun her zaman başkası olması.

Ben bu şekilde 17 yılımı çöpe attım. Ama bu demek değil ki bunun pişmanlığıyla yaşayacağım. Elbette bunların hepsini toparlayabildiğim kadarıyla toparlayacağım. Gerekirse insanların ayaklarına kapanıp özür dileyeceğim.

Umarım sizler, böyle bir durumun içindeyseniz erken fark edersiniz. Az hasarla kurtulursunuz.

Yalnız kalın, Düşünün, İtiraf edin, Karar verin.

Bütün mesele bu dört eylemden ibaret.

Yazımı okuduğunuz için teşekkür ediyorum.
Esenlikler Diliyorum.

Sercan BİLİR

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

Yorum yapabilmek için buradan üye girişi yapınız.

Gökkuşağı Köşesi Banner
Gökkuşağı Köşesi Banner

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL