Köşe Yazıları

SALYA / KUSMUK / TER / GÖZYAŞI

SALYA / KUSMUK / TER / GÖZYAŞI
Gökkuşağı Köşesi Banner

Acı dalgası…

Kıyılarına ilk ulaştığında olabildiğince sert bir şekilde seni kalbinden vuracak. Nefesin kesilecek. Yutkunamayacaksın. Ardından refleksif olarak yapamadığın bu hayati dürtülerin çığlığından oluşan o baloncuk beyninde patlayacak. Tüm bunlar gerçekleştiğinde hepsini böğüreceksin, hem de istemsizce, yine. Sen böğürmek için kendini sıktıkça; ağzından, burnundan, kulaklarından, gözlerinden, tenindeki küçük kıl köklerinden tekrar tekrar içeri girecek. Kendi salyandan, kusmuğundan, terinden ve gözyaşından oluşan bu yeni baloncuğu güvenli ve sıcak bir liman sanacaksın.

Sonra gidecek.

Tekrar gelecek.

Gidip gelecek.

Seni hazırlıksız yakalamak için elinden geleni yaptığını düşündükçe seni avlamaktan zevk aldığına da inanmaya başlayacaksın bu acı dalgasının. Onu ittikçe ona kattığın muazzam enerjiyi kendisine yakıt olarak kullanacak. Kurbanın avcısıyla Stockholm’deki bir sendrom otel odasında mahsur kalması gibi: Acının hazla olan rahatsız edici ilintisini sündürdükçe bu ilinti gerçekliğin olmaya başlıyor.

Kendini kurban hissetmeler, ‘neden benim başıma geldi?’ler, ‘şimdi zamanı mıydı?’lar…

Seni kışkırtacak. Yaşadın. Biliyorsun.

Bu kez hazırlıklısın. Bu kez onunla savaşmaman gerektiğini biliyorsun. İçeri buyur etmen gerektiğini anımsıyorsun. Çünkü gerçekten kavradığın bir şeyi asla unutmazsın.

‘’I’m ready for their stones.’’

(Onların -atacakları- taşlar için hazırım.)

Aynada yüzüme bakıyorum.

’I’ll dance, dance, dance.’’

(Dans edeceğim, dans, dans.)

Hızla yarım salto atıyorum.

I won’t cry for you.

I won’t crucify the things you do.”

(Senin için ağlamayacağım.

Senin yaptığın işkenceleri yapmayacağım.)

Yüzümdeki her detayın hatırası hasıl oluyor. Onların yüzüme neden iliştiklerini hatırlıyorum. Güçlü hissediyorum. Güçlü olmanın da ötesinde onurluyum!

‘’Forgive her before she’s dead because…‘’

(Ölmeden önce onu bağışla çünkü…)

Ben artık acımla yaşayabiliyorum. Onun bana ait olan matematiğine hakimim. Bu matematiği dansla ve ders anlatırken ve hatta annemin acısını paylaşırken kullanabiliyorum.

‘’Liberate, mi amor‘’

Tehlikeliyim çünkü artık kendi ilkel doğamı tanıyorum. Yaşanacak bir tek hayatım var ve bunu acının sıcak kucağında debelenerek geçirmeyeceğim. Geçmişin beni yutmasına izin vermeyeceğim. Kendimi şeffaflıkla paylaşabildiğim insanlarla kendim olmaya devam edeceğim.

Çocukluğumun kocaman bir parçası daha kopup gitmişken, ondan arta kalan boşluğun hemen hepsinin yeni hatıralarla ve yaşayan sevdiklerimle dolacağını biliyorum. Süreç tamamlandığında kalan küçük boşluk ise en damıtılmış hatıraların saklanacağı alan olacak zihnimde.

Seni çocukluğumdaki en güzel anılarınla hatırlayacağım abla. Bu kadar.

Serhat Emin ALACALI

YORUMLAR (1)

Yorum yapabilmek için buradan üye girişi yapınız.

Gökkuşağı Köşesi Banner
Gökkuşağı Köşesi Banner

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL