Köşe Yazıları

ŞAİRİN GÜNLÜĞÜ-1

ŞAİRİN GÜNLÜĞÜ-1
Gökkuşağı Köşesi Banner

Perdesiz-İzmir yolunu seyrettiğimden ötürü – penceremin cam kenarına konan sineği hunharca öldürmüş bulunmaktayım. Zamana aykırı davranan her canlı öldürülmeli gibi bir algı var sonuçta. Belki bu da onun intihar biçimidir. Hep kendine çeken ışığın etrafında pervane olup, sonunda yapışıp ölmek çok banal kalmış olabilir.

Cesar Mendoza’nın intihar isteğine farklı bir bakış açısı getirmiş olsa gerek bu sinek. Adını Sezar koydum. Yardımcı olmuşsam ne ala. Öyle bir niyeti yokmuş ise de hesabını sormaya hakkı var.

Havanın etkisiyle ağzımdan çıkan dumanları hep olmayan, hiç olmayan, hep ihtimali olan sigaraya şizofreniye bağlamaya muktedir; önde yürüyen, tahminen ilk günleri olan liseli aşıkları kıskanmayarak, cam kenarında ölüme gelen sineğe anlam vermeye çalışarak, atom bombasının bitirici gücünü ve Gregor Samsa’yı düşünerek yürüyorum.

Neden atom bombası ve neden Gregor Samsa?

Bilmiyorum… Bilmek de istemiyorum.

İntihar isteğinde bulunan bir sinek topluluğunun lideri isterse, toplum bir atom bombası ile son bulabilir ya da ve yine maalesef bir böcek olarak…

Gregor Samsa sineğin ölümünü benden önce keşfetmiş olmalı. Birkaç sinek takip edilerek deney konusu olabilir. Pavlov’un köpeğinden sonra bir hayvan daha psikoloji literatürüne girebilir.

Hayatta en sevdiğim şeylerden biri heyecanla başladığım şeyleri yarım bırakmak, bir diğeri ise terk ettiğim şeylere tekrar heyecanla başlamak.

Karıncalara merak saldığımda da aynı şey olmamış mıydı?

Siz bilir misiniz su üstünde seyahat eden karıncaları?

Karbondioksitten narkoz yemiş gibi olurlar. Bir parmakla engellediğim yolları kanal projesi tamamlamış gibi yandan dolanırlardı.

Mutfağımdaki karıncalar belediye çalışmasından sonra göç etti sanırım. Oysa o kadar söyledim Beybaba’ya: “Söyle,” dedim şu devlete, “Karınca yuvalarını bozmasınlar.” Onları izlemeyi de terk ettim.

En iyi yaptığım şeylerden biridir terk etmek. Terk edecek insan bulamayınca böyle şeyleri terk etmek iyi oluyor ama, yine aynı şekilde terk edecek insan bulamayınca kendimi terk edecek olma ihtimalim de var ki bu ürkütüyor insanı. Gregor Samsa ve sinek bu yüzden mi zihnimi kurcalıyor?

Hitapsız satırbaşım…

Bu evin duvarları az konuşuyor. Sen iyisin ama, öyle hissediyorum.

Gezmelere gitmişliğin vardır bugün… Pozcu’da çay içmişliğin. Elinde majistraller, bende marjinaller…

Attila İlhan şiirlerinden olmalısın.

Beni sorarsan eğer duvarlardan başka sorunum yok, ha bir de evimin ikinci katta oluşu.

Sinek çok şanslı değil mi? Onlarda da intihar günah olsa gerek. Ben buradan atlarsam ölmeyebilirim. En iyi yapabileceği şey kendini terk etmekti, derler.

”Onu da beceremedi.”

Samyelinin kokunu geciktirmesi de sorun değil; Kulaklarımın duymaması sesini, korneamın kramplı hali…

Ama bir yolunu bul söyle şu duvarlara;

Sessizleşmesinler!

Duyulmasın Sezar’ın ardından yapılan ayin sesi,

Duyulmasın bir güzelin vicdanımdaki gölgesi,

Duyulmasın yalnızlığımın beni sevmesi!

Barış GÜÇLÜ

YORUMLAR (1)

Yorum yapabilmek için buradan üye girişi yapınız.

Gökkuşağı Köşesi Banner
Gökkuşağı Köşesi Banner

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL