Kripto Para NFT FANZİN

NFT’ye “merhaba” de Türkiye!

NFT’ye “merhaba” de Türkiye!
Gökkuşağı Köşesi Banner

Değerli okurlar,

Artık bir süre, bana ayrılan bu köşede sizler için NFT kavramını masaya yatıracağım. Onun ne olduğunu burada anlatıp gereksiz zaman harcamak istemem. Arzu edenler Google’dan “NFT nedir?” diye aradıklarında yüzlerce içerik bulacaklar. Ama kısaca tanımlamak gerekirse, bölünemez dijital eser ya da crypto değeri olan ve aynı zamanda kendisi crypto olan dijital her içeriğe ya da esere NFT deniyor. İngilizcesi non-fungible token (bölünemez jeton)… Sadece crypto coinlerle alınıp satılıyorlar. Kısa sürede dünyaya yayılan bu akım, kendi jargonunu üretmiş bile… Yüzlerce terim ve deyim gelişmiş durumda… Bu NFT alım satımından milyarder olanlar var. Her gün en az bir haber gündeme düşüyor. Mesela geçenlerde bir sanatçı, kalp atışının sesini kaydetmiş ve NFT olarak satmış. Hem de uçuk rakamlara… Yine bir sanatçı NFT Parfüm piyasaya sürdü. 10 etherium’a satıldı. Yaklaşık 35.000 Dolar’a…

Her sabah annemle kahvaltı yaparken ona NFT haberlerini okuyorum. Örneğin bu haftaki NFT Parfüm haberini okuduğumda, bana direkt şu soruyu sordu: “Üzerime süremeyeceğim bir parfümü neden satın alayım?”

İşte asıl soru bu.

Bu köşede biraz da bu sorunun yanıtını arayacağız birlikte.

Peki, NFT’den önce ne vardı?

Öncelikle crypto paranın ortaya çıkışı olmasa NFT ortaya çıkmazdı. Çünkü NFT ve Crypto’dan önce insanların dijital ve fiziksel işlerini sattıkları platformlar vardı. Fakat hiçbiri dijital bir noter imkânı ve telifleme işlemine sahip değildi. Aynı şekilde bir şeyin kopyasına sahip olmak, orjinaline sahip olmayı gereksiz kılıyordu.

Önce Crypto para çıktı. Merkezsiz para akışı… Bundan 10 sene önce dünya Crypto paranın anlamsız ve geçici bir dolandırıcılık olduğu yönünden hemfikirdi. Fakat bugün ülkeler ekonomik sistemlerini artık Crypto sistemine geçiriyorlar. Kurumlar yavaş yavaş geçti bile. Artık annemin bile (72 yaşında) crypto cüzdanı var.

10 senede ne değişti? Çok şey değişti. Neden değişti derseniz?

Bunun nedenlerini kısaca sıralamak isterim:

  • Vahşi Kapitalizm
  • Merkezi Kontrol Sisteminin Çivisinin Çıkması
  • Çevre Kirliliği
  • Küresel Isınma
  • Sosyal Adaletsizlik

Peki bu sorunlara alternatif neler türedi?

  • Merhametli Kapitalizm
  • Merkezsiz Yönetim
  • Akıllı (Yapay Zeka) Hükümetler fikri
  • Evrensel Maaş
  • Yeni Yeşil Anlaşma (Doğa ile)

Ama Büyük Dönüşümün amacı ne?

Elbette daha adil bir dünya, daha yaşanabilir bir dünya, barış ve özgürlük… En azından Mars’a yerleşip kurtulanlar dışında bu dünyada kalan diğerleri için daha sürdürülebilir bir dünya! Artık her şey çok hızla değişiyor, bunu da görürüz sanırım 10 sene içinde, ölmez sağ kalırsak…

Konumuza devam edelim: Kavramların tanımları zamanla değişebilir ama onların tanımlarının değişmesi toplumları değiştirmez, ama kavramlar değişirse işte o zaman toplumlar da değişir, dünya da değişir. Eski bir deyiş vardır: “Kalbini değiştir, Krallıklar değişir.” Eskiden düşünmenin merkezinin Kalp olduğunu düşünülürdü. Kalbi değiştirmek, düşünmeyi değiştirmek anlamına gelirdi.

NFT, tam da bu noktada, düşünme şeklimizi değiştirmeye zorlayan bir olgu. Her hangi birimiz ruhunu, aşkını, düşüncelerini, ifadelerini, spermlerinin moleküler değerlerini, rüyalarını, kımıltısızlığı, boşluğu, hiçliği bile NFT’ye dönüştürüp buna bir paha biçebilir, bunu satabilir, bunu satın alan kişi eğer onu başkasına satarsa  ilk üreticisine dek telif ödenir.

NFT ilk ortaya çıktığında şu motto dikkatimi çekmişti: Herkes görebilir ama bir kişi sahip olur.

İnsanın aklı almıyor bazen, kim Versace’nin “giyilemez elbisesi”ne 100.000 Dolar verir? Ya da bir balina pixel art çalışmasına 300.000 Dolar? Çok fazla kasmayın, bir arabaya milyar dolar verenler var! Kürklere milyar dolar verenler, elmaslara, hiç kullanmayacağı üstelik ya da bir rölik için milyarları dökenler! Çağ değişiyor, Tin değişiyor, Zamanın Ruhu değişiyor, kimse fiziksel bir şeyler biriktirmek istemiyor, çünkü fiziğin tikel geçiciliğini tümel kalıcılığını, ruhsal olanınsa tikel kalıcılığını tümel geçiciliğini anlamış durumdayız. En derinlerde bunu anlamış durumdayız.

Üstelik Post Truth bir çağdayız. Yalanların Doğru kabul edildiği gibi anlaşılıyor bu kavram, hayır, herkesin inandığının Gerçekliğine saygı göstermeliyiz, demek, herkesin inandığına saygı göstermek başka bir şey, herkesin inandığının Gerçekliğine saygı başka bir şeydir.

Platon geri dönüyor, İdealarıyla… Mesela ağaç, ağaç ideasından ötürü var. Peki, mesela bir elma ağacı gövdesindeki “çatlak”; çatlaklık olarak ideadan ötürü mü var?

Mona Lisa resmine, dijital bir efekt eklediğimde, artık o benim orijinalim değil mi? Bu konuda her hangi bir eser üretmemiş insanların şeytanın avukatlığını yaptığını işitir gibiyim. Size edebiyatın şeytanından bir alıntı yapayım. Kendisine öldükten sonra nasıl anılmak istediğini soran gazeteciye şöyle cevap verdi Borges: “Anonim.” Vefatından seneler sonra bir sanatçı, Borges’in ünlü bir eserini sadece içine bir nokta ekleyerek kendi ismiyle bastı ve yayımladı. Tabii ki mahkemeye verildi ama mahkeme sanatçıyı suçlu bulmadı. Yaptığını intihal olarak da değerlendirmedi. Çünkü eseri dönüştürmüştü. Ortaçağın düşünce dünyasının merkezindeki “orijinal” kavramı bu çağda artık geçerli değil. Peki, ne geçerli_? Belki “hashmasks” * geçerlidir, kim bilir…

Yorumlarınızı, sorularınızı yazın, yanıtlamaya çalışayım, sonraki yazılarımda da değerlendireyim. Teşekkür ederim.

Gününüz güzel ve ilginç geçsin.

Kaan Demirdöven

NFT Host Manager

Odorist, Yazar, Eskrimci

Kişisel NFT Marketim: mintable.app/u/nfthouse2

www.instagram.com/nfthouse2

www.twitter.com/kaindede

www.kaandemirdoven.net

*hashmasks, dünya çapında 70’den fazla sanatçı tarafından oluşturulan bir dijital sanat koleksiyonudur. Kopyası olmayan 16 bin 384 dijital portreden oluşan bu koleksiyon, İsviçre merkezli suum cuique labs tarafından hazırlanmış. (Kaynak: “hashmasks” – ekşi sözlük)

 

YORUMLAR (1)

Yorum yapabilmek için buradan üye girişi yapınız.

Gökkuşağı Köşesi Banner
Gökkuşağı Köşesi Banner

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL