Köşe Yazıları

KORKU KADERDİR

KORKU KADERDİR
Gökkuşağı Köşesi Banner

Coğrafya değil, korku kaderdir. Toprağı entrikayla, kanla, göz yaşıyla sulayıp çocuğu “cıs!” ile büyütürsek, iflah olmaz. Kahhâr olan Allah, alimallah kahreder belasını verir, imam gelir sonra salâsını okur… “Nasıl bilirdiniz?” 

Hiç görmeseydik, duymasaydık, bilmeseydik… Yok yok iyi ki geldik, gördük, anladık korkunun bize neler edeceğini! “Soğuktur suları da Hasan, bir tas içilmez…” Soğuk olan yerlerle korkuttular bizi. Doğalgaz da yok ya şimdi, ısınamıyoruz ya hani, bize her yer soğuk şimdi.

Bizim mahallelerde kol geziyor üç maymun. Görmüyorlar azizim yanlış yere baktıklarından; Duymuyorlar kulak kesilip ve bilmiyorlar ki av mevsiminde olduğumuzu. Uçan kuşun kanadını, insanın cesaretini kırmaya çalışıyorlar.

Devrik cümlelerle laf sokma sanatını bir kenara bırakıp, muhatabına direkt olarak hitap etmemiz lazım. Bizim mevsimleri beklemeden ekmemiz lazım umut tohumlarını… Umudun mevsimi yoktur çünkü azizim. “Kral Çıplak” dememiz lazım bizim.

İnsan, verilen tohumla ne ekerse onu büyütüyor çünkü. Alimden zalim; zalimden alim boşuna doğmuyor… Boynuzun kulağı geçmesi hep bu sebepten.

Karaköy’ün gülü müydün, Tarlabaşı’nın bülbülü mü?

Kasımpaşalı mıydın yoksa eli maşalı mı?

Yoksa bizim mahallenin çocuğu muydun sen de eskiden?

Sahi, nasıl bir çocuktun?

Kim bilsin nasıl da korkutulmuştun!

Allah’tan korkmayın azizim. O’na güvenin. Cehennemden de korkmayın. Hangi biriniz korktunuz sobadan, yanmadan önce. Kim bilir Deccal’in cehennem diye gösterdiği sahrada bir gün suya kanacağız hepimiz…

Hiç korkar mı ekmek kırıntısı, ekmeğin kendisinden?

Kâğıt parçası korkar mı hiç ağaçtan?

Cam niye korksun Allah aşkına deniz kumundan…

Suçlu olan başına ördüğü çoraptan iki cihanda korksun mesela! Yaralı parmak çocuktan korksun. Tırnak, makasından! Patronlar korksun çalışanından…

Ben de korkutuldum zamanında…

Babam: “Ya sağcı olacaksın ya solcu; arada kalırsan hırpalarlar seni!” derdi.

İtiraz gelirdi annemden: “Kalabalıklara çok girme a benim güzel oğlum, başına çorap örerler!” 

Sağ gösterip sol vurdum. Hiçbir şey olmadıysa da bir şeyler oldu elbet. Çok da güzel oldu hatta. Ördükleri çorabı ayağıma giyiyorum artık.

Malum; korkum yok, soğuk çok…

NAKHAR

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

Yorum yapabilmek için buradan üye girişi yapınız.

Gökkuşağı Köşesi Banner
Gökkuşağı Köşesi Banner

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL