Köşe Yazıları

FİKİBOK’UMA

FİKİBOK’UMA
Gökkuşağı Köşesi Banner
  1. “Haykıracak nefesim kalmasa bile

  2. Ellerim uzanır olduğun yere

  3. Gözlerim görmese ben bulurum yine

  4. Kalbim durmuşsa inan çarpar seninle.”

  5. “Hayatımın Tek Gerçeğine, Kızıma!”

-23.01.2002-

“Anne olunca anlarsın.” Bu cümleyi duymayanınız var mıdır annesinden? Her duyduğunda, “Çocuğum olunca ben asla öyle davranmayacağım,” demeyeniniz var mı? Merakını, kısacık bir süre de olsa ulaşamayınca oluşan endişesini, hastalandığımızda iyi olduğumuzu belirttiğimiz halde başımızdan ayrılamayışlarını abartılı bulanlar?

Hepsini bir kenara bırakıyorum şimdi, peki ya anne olduktan sonra zaman zaman “Meğer annem haklıymış!” diyenler burada mı?

Ahh ben… Ben “Anne olunca anlarsın,” cümlesindeki neredeyse tüm harflerin ayrı ayrı ifadesi olduğunu tam da anne olunca anladım. Bundan tam yirmi yıl evvel aniden hiç bilmediğim bir duygu ile karşılaşınca anladım. Henüz karnımda şekillenirken, olduğu yerden minik kıpırtılarla bana mesajlar verdiğinde, içimde büyürken şeklini, şemalini bilmediğim, ismi dahi olmayan bir canlı ile o an yanımdaymış üstelik de her dediğimi çok iyi anlıyormuşçasına, farkında olmadan içsel olarak kurduğum cümlelerin yapısından anladım.

Düşüp de dizlerini yaraladığında, ağladığında, yüzünü astığında, hasta olduğunda, gözlerinin içine bakmayı öğrendiğimde anladım. Ve en önemlisi her seferinde hüzünlü anlarımın farkına varıp da yanıma geldiğinde, minicik elleri ile yüzüme dokunurken; “Üzülme annem,” deyişindeki ANNEM kelimesinin aslında ne yüce bir anlamı olduğunu fark ettiğimde anladım.

Evet, ben bir anneyim. Kalbinde ve gözünde kaç yaşına gelirse gelsin hiç büyümeyecek olan, fakat aslında yetişkin bir insanın annesi. “Anne” kelimesini her duyduğunda adeta ilk kez duyuyormuş gibi yüreğini garip bir his kaplayan ve halen heyecanlanan, söze başladığında ilk hecesinden ne demek istediğini anlayan ve ne yaşar ise yaşasın asla pişmanlık duymasına izin vermeyecek olan bir anneyim. Güzel bir dünya sunamayacağının, dünyayı hiçbir zaman değiştiremeyeceğinin farkında olan, pembe bulutlu masallarla çocuğunun karşısına çıkmamış ve çıkmayacak olan, aksine tam da gerçekleri yansıtarak büyümesini sağlamış bir anneyim. Kimi zaman kalbini acıtacak olsa da; insanları, doğayı ve hayvanları sevmesi için çabalayan ve farkındalığı yüksek, merhameti yüksek, adil, objektif, her koşulda önce hakkını ve dahilinde haklıyı savunan, toplumsal konulara birebir duyarlı bir insan olarak yaşamasını vasiyet eden ve bu bilinçle çocuğunu büyüten bir anne! Karşılıksız yapılan iyiliğin dahi daima karşılık bulacağını çocuğuna aşılayan bir anne!

Her gece, istisnasız uyumadan önce mutlaka yavrusuna sarılan, “Seni seviyorum!” demekten çok büyük haz alan, “İyi ki benim yavrumsun,” cümlesini bıkmadan, usanmadan telaffuz eden ve “İyi ki benim annemsin,” cümlesini duymadan uykuya dalmayan bir anneyim.

Evet, ben bir anneyim… Evladına âşık ve evladını her doğum gününde sanki yeniden doğuracakmış gibi heyecan yaşayan bir anne. Evet, bugün kızımın doğum günü ve ilk kez böyle bir şey yaptım. “Söz uçar, yazı kalır,” dedim ve yazmak istedim. Şu bir gerçek ki insan içini ne kadar dökse de kelimeler yetmiyor evladına olan hislerini anlatmaya… Ve bunu bile bile paylaştıkça çoğalsın sevgi dedim yazdım ve son olarak eklemek istedim;

 “Canım kızım,

Sen yaşamayı beceremediğim, üstelik kimi zaman beceriksizliğimin tavan yaptığı şu hayatta yapmayı becerdiğim en güzel şeysin. Sen hayatımın odak noktası, gözlerinin içine her baktığımda yeniden hayat bulduğum yaşam kaynağımsın. En güzel renklerle bezenmiş, muhteşem kokulu bir çiçek, yolumu kaybedince en kısa sürede bulmamı sağlayan, yön veren en güçlü şekilde ışık tutan kutup yıldızımsın. Ve sen benim bu hayattaki en doğru kararımsın. Sevgili Fikibok’um*, Annen olarak hayatta olduğum her zaman, her şekilde elinden tutacağıma, hatalarını tecrübe olarak algılayacağıma ve sen istediğin sürece, ihtiyaç duyduğun her an yanında olacağıma “SÖZ” veriyorum. Lütfen gülümse, gülümse ve hep gülümse… Güzel yaşlara! Seni seviyorum…”

Gülcan PANDORA

*Fikibok: Alara
Image: 2010 Ağustos – Tema: Yağmurda dans

YORUMLAR (7)

Yorum yapabilmek için buradan üye girişi yapınız.

  1. Ayşe Umut diyorki:

    Gerçekleri yansıtarak bir evladı büyütmek bence O’na en güzel yolu göstermek demek. Bir kadından diğerine geçebilecek en anlamlı miras bu. Bu ifade etmiş olmak mutlu etsin yazanı…

  2. Seher diyorki:

    Oğluma sarılmak istedim okuduktan sonra. Doğurmak ile ana olunmaz tabiki emek lazım. Kızınızın yaş günü kutlu olsun ne şanslı maşallah. Allah uzun ömür versin. Kaleminiz susmasın inşallah Gülcan hanım.

Gökkuşağı Köşesi Banner
Gökkuşağı Köşesi Banner

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL