Köşe Yazıları Sağlık

KASLARIMIZDAN MESAJ VAR!

KASLARIMIZDAN MESAJ VAR!
Gökkuşağı Köşesi Banner

Bir insan vücudunda 600’den fazla kas vardır ve ortalama total ağırlığın %40’ından fazlasını oluştururlar.

Üç tip kas yapısına sahip insan vücudunu sırasıyla şu şekilde açıklayabiliriz;

1-Düz Kaslar

Mide, bağırsak gibi organların ve kan damarlarının içini saran istemsiz bizim kontrolümüz dışında kaslardır. Yiyeceklerin sindirim boyunca hareket etmesini ve kanın damar boyunca hareketini sağlarlar. Visseral kaslar olarak da adlandırılırlar.

2-Kalp Kası

Kanın pompalanmasını sağlayan, kalbe özel istemsiz çalışan kuvvetli kaslardır.

3-İskelet Kasları

İstemli olarak kasılıp gevşeme özelliğine sahip vücuda şeklini veren, hareket etmeyi sağlayan, vücudu dış etkenlerden koruyan ve destek olan, vücudun ısınını dengede tutan, solunumu sağlayan ve yardımcı olan kaslardır.

Bugün üzerinde durmak istediğim ve değişik bilgiler vermek istediğim kaslar ‘iskelet kaslarıdır’. 

Bizler kasları test ederek sonuçlarına göre Güçlü/Hiperton, Normotonik ve zayıf olarak nitelendiririz.

Bir kasın normotonik olması gerekir. Hiperton veya zayıf çıkan kaslar bizim için vücutta sorun olduğunu işaret eder. Peki, bu sorun ne anlama gelir?

Biraz istihbarat teşkilatlarına gidelim. İstihbarat teşkilatları edinmiş oldukları bilgileri başkalarının eline geçmemesi için şifreli olarak merkeze gönderir ve merkez bu şifreli mesajı çözecek gerekli birimlere yapılması gerekenler konusunda talimatlar verir.

Günümüz teknoloji çağında her şey dijital ortamda yapılmaktadır. Hemen her kurumun, kişinin bir web sitesi vardır. Web sitesinin güvenliğini sağlamak için ise yazılımcılar sürekli olarak güvenlik kodları yazmakta ve kurum ve kuruluşların verilerini kontrol altında tutmak için çabalamaktadır. Ancak yazılan güvenlik kodlarını çözebildiğinizde o kurum veya kuruluşun bilgilerine ulaşıma sahip olabilirsiniz. Tabi ki böyle bir şey olsun istemeyiz.

Dönelim kendi konumuza: Kasın, kas testine zayıf cevap vermesinin de bir anlamı vardır. Ancak bu cevabı anlayabilmek için bu konu ile ilgili gerekli eğitimi almış olmak gerekir.

Bu konu ile ilgili çalışmalar 4 bin yıl kadar eskilere dayanmaktadır. Geleneksel Doğu Tıbbı vücutta var olan bir qi (chi) enerji sistemi tanımlamışlar. Qi (Chi) enerjinin sağlayan ise 12 çift meridyen vardır. Meridyenler sürekli olarak ikişer saatlik dilimler halinde çalışır ve sonraki meridyene görevi devrederek 24 saatlik gün içerisinde Qi (Chi) enerjisi devam etmektedir. Bu enerji akışındaki tıkanmalar ise bağışıklık sistemindeki zayıflığa, ağrı olarak algıladığımız sorunların ortaya çıkmasına sebep olmaktadır.

Geleneksel Doğu Tıbbı, modern tıbbın yaygınlaşmasıyla beraber unutulmaya ve kenara atılmaya yüz tutulsa da 20. yılının ikinci yarısı itibari ile tekrar ele alınmış ve ABD’deki bazı manuel terapi uygulamaları yapan kişiler tarafından (Goodheart) üzerine uygulamalar yapılmaya başlanmıştır. Kendisi her meridyene karşılık gelen kas ve kas grupları tanımlanmıştır.

Bir kasın zayıf olması onu zayıf düşüren etkenlerin vücuttan uzaklaştırılması ile veya ihtiyacı olan besin maddelerinin verilmesi ile (çinko, magnezyum, B6 vitamini, omega 3, D3 vitamini vb.) güçlenir.

İnsan vücudunda hissettiği ağrının yeri, şekli, zamanı itibari en az bir meridyen ve dolayısı ile kaslar ile bağlantılıdır. Ağrının sürekli olarak aynı zaman aralığında ortaya çıkması ve iki veya üç saat sonra azalması Doğu Tıbbına göre bir akupunktur meridyeni ile bağlantılıdır. Her kasın kendine özgü bir ağrı gönderme şekli vardır. Kişi ağrının yerini, yayılımını ve şeklini anlattığında yapılan kas testi ile hem hangi kasta sorun olduğu hem de bu kas ile bağlantılı olarak hangi meridyende sorun olduğunu bulmak mümkündür.

Bunu şöyle bir örnek ile açıklayalım;

Örneğin bel ağrısı şikayetiniz var ve özellikle akşam saatlerinde ağrınız artıyor. Tarif ettiğiniz ağrınız bel kısmında, zaman zaman da uyluk ön kısmına vuruyor ve uzun süre ayakta durduğunuzda ağrılarınız artıyor. Yaptığımız kas testinde bir taraf Psoas kasını zayıf buluyoruz. Psoas kası Böbrek Meridyenin kasıdır. Psoas kasına gerekli düzenlemeleri yaptığımızda kas artık güçlü çıkıyor. Bu tür bir durumda muhtemelen hastaya E vitamini iyi gelecektir. Egzersiz olarak hastaya Psoas kasının tetik noktasını gevşetme, Psoas kasını önce gevşetme sonra kuvvetlendirme egzersizleri verilmeli ve hastanın bol ve temiz su içmesi tavsiye edilmelidir.

Kaslar vücudumuzdaki sorunla direk bağlantılıdır. Bu ve buna benzer örnekler ve testler üzerinden hangi kasta ve kasın bağlantılı olduğu omurga üzerinde sorun olduğu rahatlıkla tespit edilebilir.

Manuel terapi, alternatif terapi uygulamaları (Burada bahsedilen Uygulamalı Kinezyoloji) üzerinden ağrı, hareket kısıtlılığı gibi sorunlara çözüm üretebiliriz. Yalnız bu tür terapi yöntemleri kanser, ağır enfeksiyonlar, şeker hastalıkları, ciddi cerrahi gerektiren (apandisit, koroner by pass vb.) durumlar için yazık ki ümit ve çare olamaz.

Sağlıklı günler.

Fzt. Dursun SUMER 

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

Yorum yapabilmek için buradan üye girişi yapınız.

Gökkuşağı Köşesi Banner
Gökkuşağı Köşesi Banner

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL