Köşe Yazıları

“KARIŞIK LİSTE”

“KARIŞIK LİSTE”
Gökkuşağı Köşesi Banner

Elimde alışveriş listesi dört yol ağzında duruyorum. Etrafta zincir marketler; Sağda bim, solda şok, yukarıda A101, aşağıda migros, önümde tellioğlu arkada seferoğlu karşımda mahalle bakkalı, ileride semt pazarı… Yeşil vadinin kurak topraklarında Donat sofraları, bayram geliyor donaaaat!

Bu marketlerden hangisi daha ucuz?

Serbest piyasa fiyatları ne kadar kabartır?

Marketin çöpü nasıl böyle güzel kokar? (Kasalarla sebze meyve atmışlar)

Biz böyle susmayı nerden öğrendik?

Yasalarla ilgili her sorunun iyi bir cevabı var,

Susuyorum, çünkü cezası var…

Yıllar öncesine ait bir reklam filminin sözlerini yaşadığımız hayata uyarlayınca böyle trajik bir tablo çıkıyor ortaya…

Kin tutma ya da intikam alma dürtümüz/duygumuz yok bizim. Bir kafese tıkılmış kedi köpek olsak birkaç saate düzelir aramız. Laf yetiştirmeyi, havlayıp tıslamayı bırakır; duymaya, dinlemeye başlarız çünkü birbirimizi. Bizim; yok sayma, sanki hiçbir şey olmamış gibi yaşama hobimiz var. Yapılan haksızlıklar karşısında gösterdiğimiz de öfke veya hınçlanma değil, iade-i yaz hurması. Hani var ya geçen yaz yediğin diye minicik hatırlatmalar, bir iğneyi başkasına, çuvaldızı kendine batırma hikâyesi aslında…

Kendini mağdur gören kimse yoktur ki zalimlik fırsatına ulaştığında bir diğerinin özgürlüğünü kısıtlayıp yeni mağdurlar yaratmaya neden olacak öfkesinden nasibini almasın. Öğrenmeden önce kafamızdaki sanrılarla, anlamadan önce ön yargılarla, hissetmeden önce birbirimizi yaralamakla, düşünmeden önce konuşmakla meşgulüz kafalar bir milyon. Eski mağdurların yeni zalimler olması çok doğal bu coğrafyada. Kasnak yuvarlandı elek oldu, eski çamlar bardak oldu. Yağmur bile ince ince yağdığında sadece ahmakları ıslatırken, zamlar ince ince yapılırken biz de öylece ıslanıyoruz donumuza kadar. Muhalefetin yaptığı da su birikintisinde çocuklar gibi zıplayıp üstümüze daha fazla su sıçratmak!

Doktorun önlüğüne, öğretmenin kalemine, askerin postalına, kadının bedenine, hayvanların patisine masum birçoklarının yüzüne sıçrayan kan kurumadan her gün tazeleniyor… Bu da yaşamın kendini yaşamdan koparma listesi sanıyorum.

Bir dört yol ağzındayız:

Bu ittifaklardan hangisi daha büyük?

Katiller içeride ne kadar yatar?

Yasalar nasıl böyle güzel çiğnenir?

Patronlar böyle mağdur olmayı nerden öğrendi?

Hayatla ilgili her sorunun iyi bir cevabı, sanıyorum yeni bir sandıkta var! 

NAKHAR

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

Yorum yapabilmek için buradan üye girişi yapınız.

Gökkuşağı Köşesi Banner
Gökkuşağı Köşesi Banner

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL