Kültür-Sanat

Kaptanla Konuşmalar – “Huzur”

Kaptanla Konuşmalar – “Huzur”
Gökkuşağı Köşesi Banner

Oturmaktan sıkıldım kaptan. Bir adım attım nihayet ve o ela renkli kapıdan çıktım. Portakal çiçekleri dökülmeye başlamış… Olsun, ben yine de yolumu bulurum. Yürüdüm, yürüdüm daha çok yürüdüm. Şarkılar söylerek, şiirler okuyarak, kendimi kendimle baş başa bırakmadan geldim, oturdum bu denizin tam karşısına. Ama şimdi ne yapacağım hiç bilmiyorum… Kelimeler, kelimeler boğazıma diziliyor da bir türlü dudaklarımdan dökülemiyor gibi.

– Aldın mı ruhunu o sandıktan, yıkadın mı ruhunda duran ruj izini?

Ah ben de ne eksik diyordum, kız ben onu evde unuttum ya. Şaka şaka, aldım… Ruhumda duran ruj izini de çitiledim, çitiledim sonunda çıktı. Tertemiz çıktım dışarı. Bak gökyüzü ciğerime doluyor. Kendime olan saygımı kazanarak, adımlarımı daha bir cesur atarak ve kimliğimi bularak çıktım evden. Büyüyor muyum kaptan?

– Koca adamsın daha ne kadar büyüyeceksin? Ama akıllanıyorsun. Her insan kadar zalimleşerek ama merhametinden hiç ödün vermeden akıllanıyorsun. Aferin Mehmet… Herkes gibi olmadan kendin olmayı başararak akıllandın.

Ya yeniden düşersem?

– Bir daha kalkarsın.

Ya kalkamazsam?

– Bir kez kalktın, artık kolay düşmezsin!

Kaptan, korkuyu beklemek istemiyorum. Bir adım atmak istiyorum artık, yeryüzünden göğe çakılarak, bir kadını ruhundan öperek, bir çocuğun gülüşünü severek ve bir kedinin, köpeğin başını okşayarak. Benim de papatyalarım olur mu? Bir gün birisi bana da papatya alır mı?

– Neden olmasın? Sen ruh adamısın… Daima ince, zarif ama hep iyi kalmaya çalışan. Papatya tarlasının ortası senin olacak gör bak.

Kaptan, Oğuz Atay yine çok haklı. 

– Hangi konuda?

“Daima kaptan daima.” 

Öpüyorum kaptan, kendimizi yeniden sevdiğimiz bir deniz kenarı huzurundan

Mehmet YEL

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

Yorum yapabilmek için buradan üye girişi yapınız.

Gökkuşağı Köşesi Banner
Gökkuşağı Köşesi Banner

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL