Köşe Yazıları

Kaptanla Konuşmalar – 14 “İZ”

Kaptanla Konuşmalar – 14 “İZ”
Gökkuşağı Köşesi Banner

İnsan doğarken eline beyaz bir defter veriyorlar ve diyorlar ki ‘Al bununla kaderini yaz.’ Yazıyorsun, siliyorsun ve sildikçe gidecek sanıyorsun ama izi hep kalıyor. “Kim bilir sende kaç iz kalmıştır kaptan? Uçsuz bucaksız okyanuslarda yaptığın yolculuklarda seyir defterinden kaç kişi silinmiştir? Söylesene, o izler acıtıyor mu Kaptan?” 

– Acıtmaz olur mu oğlum? Acıtıyor ama acıyı da güzel hatırlamak senin elinde olan bir şey.

“Ben nasıl yapacağım ki kaptan? Birine yar olduğu zaman bu acıyı nasıl kapatacağım?” 

– Mutlu anlarını hatırla. Onun yanında ne kadar huzurlu olduğunu ve şimdi onun da ne kadar huzurlu olduğunu bilerek adını bastıracaksın. Geçmeyecek belki, ama acısı azalacak oğlum.

Yolunu kaybetmiş kendinden bi haber yaşayan bir insan nasıl olur da bir iz ile canı bu kadar yanar? Birinin değil, birilerinin izlerinin toplamı bu yaralar. “Mobilet’ten düştüğümde koluma giren çakıl taşlarının bıraktığı izler var ya Kaptan, onlar gibi solumda hep benimle yaşıyorlar. Sen neden en derin izimin kılığında geldin ki kaptan? Zaten içimde akan bir Fırat ile Dicle var gözlerimde, Niagara mı olsun istiyorsun?”

– Çok özledin, biraz olsun hasret gider diye. Yüreğin üşümesin ela gözlerimden ısın biraz dizlerimde yat diye oğlum. İz’lerin acımasın… Acın giz olsun diye.

Tükendim kaptan… Bıraksalar hiç kalkmadan uyurum o gözlerin kıyısında. Bu dizler bir zamanlar benim evimdi. Şimdi sadece uzaktan gördüğüm bir yenilmişlik. Aynalarla kaplı bir odanın içinde bir derin giz gibi kaldım kendi kafatasımın içinde. Yoruldum kaptan… Seyir defterine şunu da ekle:

“Sen sildikçe belirgenleşen izlerin varsa kaybetmişsin demektir.” 

Öpüyorum kaptan. İzlerin, giz olmadığı evimize dönebildiğimiz o günlerin kıyısından

Mehmet YEL

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

Yorum yapabilmek için buradan üye girişi yapınız.

Gökkuşağı Köşesi Banner
Gökkuşağı Köşesi Banner

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL