Köşe Yazıları

KAÇINDIKLARIMIZ

KAÇINDIKLARIMIZ
Gökkuşağı Köşesi Banner

“Hadi gel! Gel, birlikte kaçalım her şeyden…” deseydim eğer çok kolay olacaktı. Bunu size yapmayacağım, sevgili okur.

Geçtiğimiz bu hafta, hayatın farklı yollardan öğrettiklerini almaya çalışırken buldum kendimi. Sindirmeye daha doğrusu… Kaçtıklarımı gördükçe sindirme sürem uzadı. Her şeyin gittikçe daha fazla ayağıma dolandığı gerçeği, karşımda benim iki katım bir adam gibi oturmuş sessizce bana bakıyordu. Elimi uzatsam dokunabilirdim. Kaçındıklarım, yazdıklarıma kadar ulaştı. Özgünlüğüm neredeydi? Durdum. Derin bir nefes aldım. Hala duruyorum. Kendin olmak adına yaptığını ve söylediğini savunduğun bazı şeyler, kaçmaktan ve korkunun seni esir almasından fazlası değildir bazen.

Kaçındıklarımız; bizi camdan yapılma kapısız odalara hapsetmiş gibi gelmeye başladı artık bana. İnsan kendi yolunda ilerleyebilmek için ne yapmalı diye düşünmek yüreğimi sızlattı. Şimdi yüreğinizi kocaman açmanızı istiyorum. Evet, yüreğinizin de kolları var. Hissedin ve açın o kolları! Kaçındığınız her neyse kucaklayın. Aileniz mi? Annenize benzemek mi? Sizi kısıtlayan sevgiliniz mi? İstemediğiniz ama para için yaptığınız iş mi? Yaşadığınız ev mi? Koruyup kolladığınız fakat beklenen şekilde hareket etmeyen kardeşiniz mi? Korktuğunuz için konuşmamayı tercih ettiğiniz duygularınız mı yoksa? Hepsini tek tek düşünün. Sindirin ve kabul edin onları. Bir bir hepsini kabul edip ilerlememiz gerek, sevgili okur. Kendimizi olduğumuz halimizle kucaklamazsak ve kabul etmeye başlamazsak büyüyemeyeceğiz… İstediğimiz ilişkilere, istediğimiz eve, gerçek kimliğimize, tutkuyla yapacağımız işimize ulaşamayacağız. Olduğumuz yerde kaç sene sayarız, inanın bir fikrim yok. Ben kaç sene olduğum yerde saydım, buna dair de fikrim yok. Farkındayım, yazdığım her şey düşünmeye itiyor, düşündükleriniz beyniniz aracılığıyla anılara ulaşıyor ve duygularınızı hatırlıyorsunuz. Ne yazık ki bu tahmin ettiğinizden daha yorucu ve benim de sizinle aynı anda yaşayacağım acılı bir süreç olacak… Ama bilin ki; en derinden hissedilen her duygu hayatta ve içinizde yeni bir kapı açıyor. Bu kapılar sayesinde ben her geçen gün büyümeye, genişlemeye çalışıyorum.

Yarın sabah aynanın karşısına geçin ve yarından itibaren her sabah aynanın karşısında hazırlanırken, “Bugün bunu yapmayı gerçekten istiyor muyum?” diye sorun kendinize. Kardeşinize destek olurken, üzgün olduğunuz halde kendinizi yok sayıp arkadaşınızı dinlerken, işi ön plana koyup hayatınızdan geri kalırken ve daha birçok anda hayatta en çok değer vermeniz ve destek olmanız gereken kişiyi unutuyorsunuz: “Kendinizi!”

Yaşadığınız acıyı yok saymak için kendinizi parçalanmış ve tamir edilemeyecek eski bir kitap gibi görmeyi bırakıp o kitabı yeniden okunacak hale getirmeye başlayın. Her gün bir sayfayı tamir etsek, kendimiz için bir ömre yetecek kadar güzellik biriktiririz. Bugün hep birlikte kaçındıklarımıza kollarımızı açalım. Kabul edip çoğalalım… Büyüyelim… Genişleyelim…

Ben kollarımı açacağım, siz de açın! Kendinize öyle bir sarılın ki, dönüşüm hayal edemeyeceğiniz şekilde dolsun içinize.

Gürsev Burku AKPINAR

YORUMLAR (5)

Yorum yapabilmek için buradan üye girişi yapınız.

Gökkuşağı Köşesi Banner
Gökkuşağı Köşesi Banner

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL