Köşe Yazıları

“İnternetten Satış”

“İnternetten Satış”
Gökkuşağı Köşesi Banner

Bir cep telefonu almak istiyoruz. Çıkıp en yakın cep telefonu satıcısına gideriz. Telefonlara bakarız, aklımıza yatan bir model görürsek fiyatını sorarız. Satıcının telefonu biraz pahalı sattığını düşünüyorsak, aynı modeli yakınlardaki diğer mağazalara sorarız. Vaktimiz varsa, cep telefonlarının en ucuz satıldığını düşündüğümüz merkeze “mesela İstanbul’da Sirkeci’ye” gider, oraya da bakarız. En uygun fiyat verenden alırız. İnternet öncesi alışverişimiz bu şekilde gerçekleşiyordu.

İnternet işte bütün bu sistemi değiştirdi. Artık önce internetten istediğimiz özelliklere uygun olan modeli araştırıyoruz. Bu arada bilinçli bir tüketici isek, model hakkındaki kullanıcı yorumlarına ve şikayetlere de bakıyoruz. Kafamıza yatan modelin fiyat araştırmasına başlıyoruz. Eğer internetten alışveriş yapacaksak, bütün Türkiye’deki satıcıların fiyatlarına erişebiliyoruz. Hatta bazı siteler aracılığı ile bu fiyatları toplu olarak bile karşılaştırabiliyoruz. Aynı model telefonu satan yüzlerce site ve mağaza arasından tercihimizi, en uygun fiyatı veren en güvenilir firmadan yana yapıyoruz.

Buradaki esas ve önemli fark şu: Eskiden ulaşabileceğimiz yerlerden vakit harcayarak yaptığımız alışverişi, şimdi şehrin öbür ucundan, hatta çok uzak bir şehirden, dahası başka bir ülkeden bile yapabiliyoruz. Ve Çin ile birkaç sokak öteden verdiğimiz siparişe aynı süreyi harcıyoruz. Ürünün ulaşması ise tamamen firmanın stoğuna ve kargoya bağlı. Oturduğum ilçedeki bir firmaya verdiğim siparişin gelmesi bir hafta sürerken, başka bir ülkeden 4 günde siparişimin geldiği oldu.

Yani internetten satış yapan bir firmanın nerede olduğu önemli değil. Önemli olan, ucuza satması ve güvenilir olması. İnternetten parasını ödediğimiz bir ürünün, istediğimiz gibi gelmeme veya hiç gelmeme gibi ihtimalleri olduğu için, sadece fiyata bakarak alışveriş yapmak ciddi bir risk. Bu yüzden bilinçli bir tüketici, fiyatın yanında satıcı firmanın güvenilirliğine de bakar. Sermayesi güçlü, tanınan bir holdinge bağlı, mağazaları olan, uzun süredir faaliyette olan ve bolca reklam yapan tanınmış firmalar, diğer firmalara göre daha sağlam görülürler.

Her alanda bu saydığım özelliklerin birkaç tanesine sahip olan firmalar vardır. Ama bunların sayısı çok fazla değildir. Ve bunların arasında büyük bir rekabet vardır. İşte bu rekabet ağırlıklı olarak fiyat üzerinedir. En güçlü sermayesi olan firma, eğer satışta da öne çıkmaya başlarsa, ciddi bir hata yapmadığı sürece, büyür. Çünkü satışı arttıkça, alım gücü artar. Alım gücü artan bir firma, ürünü de en uygun fiyatla tedarik eder. Bu serbest piyasanın bir kuralıdır. Bir müşteri, üretiminizin veya ithalatınızın büyük kısmını alıyorsa, o müşteri kollanır. Çünkü en başta rakibe kaptırılmak istenmez. Böylece ürünü rakiplerinden uygun fiyata alabilen firma, daha uygun fiyata da satabilir.

Hal böyle olduğunda en güçlü firma büyürken, rakipleri gittikçe zayıflar. Çünkü müşterinin en güçlü ve güvenilir firmaya ulaşması ile rakibine ulaşması arasında bir zaman farkı olmaz. İkisine de sadece bir web adresi yazılarak veya bir tıklamayla bakılabilir. Mahallemizde telefonu pahalı satan mağaza, Sirkeci’ye bakmak için vakti olmayan müşterilere satış yaparak geçinebilir. Ama internetten pahalı satış yapan bir firmanın böyle bir şansı yoktur. Bu nedenle yeterli satış yapamayan internet firması, ya kapanır ya da en güçlü olan firma tarafından satın alınarak yutulur.

En güçlü durumdaki firma, müşterileri kızdıracak bir davranışta bulunursa veya mesela müşterilerinin bilgilerini çaldırarak güvenilirliğini zedeleyecek bir hata yaparsa, bu sefer ikinci durumdaki firma onun yerini alır.

İşte bu durum, eski piyasa kurallarının büyük ölçüde değişimi anlamına geliyor. İnternet, rakiplerin rahatça birbirlerini izleyebildiği bir ortamdır. Müşterinin kolayca kayabileceği bir ortamdır. Ve hızla tekelleşme eğiliminde olan bir ortamdır. Bu ortamı klasik piyasa teorileri ile değerlendiremeyeceğimiz gibi, ne şekilde hareket edilmesi gerektiğini de tam olarak kestiremeyiz.

Diğer bir husus ise, bizim telefonu internetten almamızın, mahallemizdeki ve etrafındaki telefonculardan almamamız anlamına gelmesi. Yani internetten satış yapan firmalar mağazaların en büyük rakibi durumunda. Bunu aynı zamanda internetten satış yapan bazı büyük mağaza zincirleri de kabul ediyor. Mesela kitap satışı yapan büyük bir zincirin sattığı kitapları, aynı zincirin internet satışından mağazaya göre çok daha ucuza almak mümkün. Yani hem istediğiniz kitabı ayağınıza getiriyorlar, hem de daha ucuza. Niçin? Çünkü internetteki rakipleri de öyle satabiliyor. Mağaza olmadığında, mağaza kirası da olmuyor. Bir çok masraf ortadan kalkıyor. Böylece internetten satış yapan firmalar, aynı malı daha ucuza satabiliyor.

Sonuçta mağazacılık da ciddi bir tehdit altına giriyor. Hem de tekelleşme eğilimine sahip bir piyasa tarafından. Bunun bir çok mağazanın kapanmasına yol açtığını ve açacağını görmemek mümkün değil. Bu da işsizliğin artması anlamına gelir.

Kısacası ben devletlerin internetten satış yapan firmaları kısıtlayacak tedbirler almaları gerektiğini düşünüyorum. Ama bu tedbirlerin nasıl olacağı ve işe yarayıp yaramayacağını zaman gösterecek.

Aydın ROZENTAL 

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

Yorum yapabilmek için buradan üye girişi yapınız.

Gökkuşağı Köşesi Banner
Gökkuşağı Köşesi Banner

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL