Köşe Yazıları

“Fillere, Karıncalara… Anlayana!”

“Fillere, Karıncalara… Anlayana!”
Gökkuşağı Köşesi Banner

Merhaba sevgili okur…

Teknik bir problemden dolayı siteyi güncelleyemediğimiz bir haftanın sonunda yine buradayız. “Neden yazı girmiyorsunuz? Neden site güncellenmiyor?” diye merak edip arayan, soran, mesaj atan dostlarımıza bin selam olsun. Yine kaldığımız yerden devam!

Bir hafta kadar süren bu ayrılık zamanının başlangıcına ve şimdiki ana bakınca ‘gündemde değişen ne oldu?’ diye, pek bir şey göremiyorum. Çünkü uzakla ilgili görme sorunum var biraz ve malum yedi gün bazı durumlarda çok da az bir zaman dilimi sayılmaz ve hızla gerilemekte olduğumuz için de var olanı görmekte zorluk çekiyorum. Haa, ama duyma konusunda hiçbir sorunum yok çok şükür!

Mesela Kasım ayında yapılması düşünülen seçimle ilgili aldığım duyuma değinecek olursam, seçim planının Ali ve Cengiz bey’in oyunlarını solda sıfır bırakacak türden olduğunu ve bu oyunlar oynanırken biraz daha yerle yeksan olmamızın kaçınılmaz olacağını söylemek yanlış olmaz.

Demem o ki: Gövde gösterilerini icra ederken birileri her zaman olan şey olacak, yani ‘Filler tepişirken yine karıncalar ezilecek!’

Sonra o karıncalar malesef yine fillerden umut bekleyecek… Somut örnek verecek olursam, bir aygıtı parça parça söküp en minik vidasına dek dağıtmış olan kişinin teknik detaylara daha hakim olduğuna inanıldığı için, aygıtı ancak dağıtan toparlar düşüncesi de kaçınılmaz olacaktır. Oysa ki zeka, algı, öngörü, bilinç ve stratejik planlamaya hakim olan birçok kişi o aygıtı toplayabilir aslında. Yani biraz güvenmek ve fırsat vermek çözüm getirebilir. Hayırlısı deyip bekleyeceğiz.

İçerik hakkında ipucu vermem gerekirse, özetle: bir süre önce Yunanistan’ın başına gelen olayın benzeri diyebilirim. Kara bulutlar ülkenin tepesinden pek de kolay dağılmayacak anlayacağınız.

Bu duyum hakkında söyleyeceklerim bu kadar ama birçoğunuz zaten senaryoyu az çok tahmin ediyordur.

Yanı sıra tabii cinayetler, tacizler vs’de devam etti geçtiğimiz hafta boyunca. Bunlar zaten çok yazık ki gündelik, gündemimiz olmuş durumda!

E ülkede sadece korkunç şeyler de yaşanmıyor tabii, bakınca epeyce eğlenceli olduğumuz da söylenebilir.

Mesela Sayın (mecburen) Cumhurbaşkanı Erdoğan ‘Battık diyorlar; herkesin altında arabası var’ dedi. Ben buna çok güldüm ama düşününce hak vermemek de olmaz. Çünkü insan gördüğünü, tanık olduğunu bilir. Çevresine bakınca onun da gördüğü, herkesin altında arabası olduğudur. Hem de lüks segmentinden. Elbette yumurta dahi almak için marketlerde indirim kollayan halkı görmesi ne mümkün? E uzak kalıyor halk… Ne kendisi o halk’a yanaşıyor, ne de halkın kendisine yanaşmasına izin veriyor. Dolayısı ile çevreyi baz alınca ‘kendince’ çok haklı olduğu çıkıyor ortaya.

İmamoğlu’nu da anmadan olmaz diyerek, az da onun dedikodusunu yapalım mı?

Kimle konuşsam ortaya çıkan sonuç kendisinin, AKP’nin ekmeğine yağ sürmesi, hatta yetmemesi bir de marmelat eklemesi ve kendi elleri ile servis edip, yedirmesinin gözden kaçmadığı oluyor. Yani bizim gözümüzden bu kaçmıyor fakat umarım Kılıçdaroğlu’nun gözü de buna takılır da, bir süre sonra ‘koynumuzda yılan beslemişiz’ demek zorunda kalmaz. Detaylara başka bir yazıda girebilirim belki.

Bu arada İmamoğlu demişken Alçı Hanfendi geldi aklıma birden. Bir sol merakı başlamış hanımefendi’de… O da bir duyum almış olabilir belki kim bilir? Şayet ondan sebepse bu değişken tatavası, kısa süre sonra vitesi R’ye takacağına garanti verebilirim.

Nasıl da kaypak içerikli bir yazı oldu bu, hay Allah!… Fakat daha önce de belirtmiştim, sizlere pembe bulutlu, harikalar ülkesindeymişcesine yazılar yazmayı çok isterim, ama gelin görün ki okurlarımın zekasını hafife almaya benim vicdanım el vermez. Ben diyemem yani:

‘Battık diyorlar; herkesin altında arabası var’ diye.

Şimdilik bu kadar…

Sağlıcakla!

Gülcan PANDORA

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

Yorum yapabilmek için buradan üye girişi yapınız.

Gökkuşağı Köşesi Banner
Gökkuşağı Köşesi Banner

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL