Köşe Yazıları

FİL DİŞİ KULEMDEN SESLENİYORUM SİZE

FİL DİŞİ KULEMDEN SESLENİYORUM SİZE
Gökkuşağı Köşesi Banner

Fransızca “Tour d’ivoire” deyiminden Türkçeye yansıyan “fil dişi kule” Türk Dil Kurumunun sözlüğünde “Kendini toplumdan soyutlayan insanın, kendi içinde oluşturduğu dünya.” olarak tanımlanmış. Bu tanıma bakıldığında, münzevi sözcüğünü çağrıştırıyor gibi gözükse de, “Fil dişi kuleden bakmak” deyiminde toplumu küçümseyen, toplum sorunlarını görmeyen, kişisel olmaktan çok toplumsal bir tarafının olduğu görüyoruz ve belki de bu yanıyla münzeviden ayırabiliriz: biri kişisel bir tercihken diğeri topluma tepeden bakan bir yaklaşım. Konuyu bu sözlük tanımlarından kurtarıp günümüze taşıdığımızda da birçok bireyin irili ufaklı fil dişi kulelerini oluşturduklarını, geçim kaynakları ya da manevi durumlarıyla paralel olarak bulundukları toplumda yaşanan sorunları göremediklerini fark ediyoruz. Bu durum bireysel olduğunda “tercih” olarak değerlendirilip görmezden gelinebilecekken, toplumsal bir soruna çözüm üretmesi gereken kişilerce yapıldığında görmezden gelmek mümkün olmuyor. Son yıllarda yaşanan bazı olaylara baktığımızda, yönetimde söz sahibi kişilerin toplumsal sorunlara duyarsız kaldığı, kabul etmediği hatta bu sorunları dile getirenleri yalancılıkla itham ettiklerini görüyoruz. Toplumsal olarak “abartma” duygumuzun olduğunu da kabul ederek olaya göz ucuyla bile baktığımızda, ortada olan sorunu net olarak görebilecekken, asıl görmesi ve çözüm üretmesi gerekenlerin bir şekilde bu sorunları göremediğini ya da görmezden geldiğini fark ediyoruz üzülerek. Toplumu bir arada tutan, acı/tatlı olaylar karşısında onları birlikte mücadeleye sevk eden kişilerin bu yaklaşımı da elbette toplumun bir kesimini küstürerek kırılganlıkların oluşmasına vesile oluyor. Belki bugün değil ama bir gün bu kırılganlıkların derin bir fay oluşturması ve toplumun tamamı için bir risk oluşturması çok mümkün. Yetkili, ilgili herkesin olaya bir de bu açıdan bakmasını umarım.

Bu yazının amacı soruna çözüm üretmekten öte bireysel olarak sorunu tespit etmek olduğunu belirterek, konuya ilişkin kendimce ürettiğim çözüm önerilerini yazmayacağım, bunu işin ehillerine(!) bırakmayı daha doğru buluyorum.

Kısa Not: Biz özgürlüğü kendi değerlerimiz ve hayat görüşümüzle tanımladığımızda asıl hatayı yapıyoruz. Oysa özgürlüğün çok daha evrensel bir tanımı var, dolayısıyla özgürlük kelimesi ”Bana göre” diye başlayan bir cümlede asla yer almamalı.

2013

“Bi tenhada, biraz buruk belki ya da bir kola reklamının etkisiyle geldi yeni yıl ama, kısa sürdü hüznü: pırıl pırıl bir sabahla başladı 2013, 13’ ün uğursuzluğuna inat.

Gemiler Karadeniz’e yığıldı aynı sabah, gece ışıkları gündüz uzun yolları, yolculukları anımsattı.

Noel babasız, hediyesiz, çersiz-çöpsüz ama huzurla geldi yeni yıl. Kırmızı koltuğum, güzel bir Sezen şarkısı ve dahasıyla…”

2022

  • “Nasıl kısa kesmeli bilmiyorum?
  • Herkesin derdinden pay isterken.
  • Uzak kaderlerin suları çağlar simdi
  • Yıldızlar dökülür sonsuza içimizden.” 

Turgut Uyar, Uzak Kaderler İçin

Olan biteni dert edinmeyi huy haline getirmiş ruhların her daim iyi dileklerde bulunması çok mümkün değil. Turgut Uyar da ne güzel özetlemiş, yüreği açık yara misali yaşayanların ruh halini. Dünyanın maneviyatını hızla kaybettiği bu şartlar altında, dileyebileceğimiz en güzel dilek: karşısındakini anlamaya çalışan, vicdanlı insanların sayısının artması olur.

2013 yılında aldığım notlar arasından seçtiğim yeni yıl mesajını, 2022 yılına girmeye çok az zaman kala yazdığım yeni yıl mesajıyla karşılaştırmak istedim; ortaya çıkan hayâl kırıklığını gözlemleyerek. Belki size de fikir olur diye bu karşılaştırmayı bir de bu köşede paylaşmak istedim. Vesileyle dünden bugüne ne değişmiş, ne ileri gitmiş, ne yerinde saymış, umutlarınıza ne oranda yaklaşmış ya da uzaklaşmışsınız inceleme fırsatınız olur.

İyi yıllar, iyi pazarlar.

CEM

Okuyun;
*Mustafa Kemal ATATÜRK-Nutuk
İzleyin;
*Don’t Look Up
*Piyanist
*Esaretin Bedeli
Dinleyin;
*Kovacs-My Love
*Sezen Aksu-Son Bakış
*Madonna-Frozen

YORUMLAR (1)

Yorum yapabilmek için buradan üye girişi yapınız.

  1. Gürsev Burku Akpınar diyorki:

    “Oysa özgürlüğün çok daha evrensel bir tanımı var, dolayısıyla özgürlük kelimesi “Bana göre” diye başlayan bir cümlede asla yer almamalı.” Bu cümlede size katılmaktan öteye gidemedim. Çok güzel anlatmışsınız.

Gökkuşağı Köşesi Banner
Gökkuşağı Köşesi Banner

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL