Köşe Yazıları

“EYT Sadece Başlangıç”

“EYT Sadece Başlangıç”
Gökkuşağı Köşesi Banner

Geçen yazımda, “internetten yapılan satışların, bütün piyasayı tehdit ettiğini ve tedbir alınmazsa işsizliği arttıracağını” söylemiştim. Günümüzde işsizlik açısından tek tehdit internet değil.

Mesela ülkemizde beş tane büyük market zinciri var. Her birinin on bin civarında şubesi var. Ve şubelerinin hepsi kendilerine ait. Maddi birikimi olan bir insan, franchise sistemi ile bu marketlerin bir şubesini açamıyor. Bu marketler onlarca sektöre rakip durumda. Geçtiğimiz günlerde bir tanesi yat ve karavan bile sattı. Yani satabildikleri ürünlerin bir sınırı yok. On bin şubenin alım gücü ile herhangi bir esnafın veya birkaç şubelik bir marketin rekabet edebilme şansı yok. Gençlerin bir dükkan açıp, kendi işinin patronu olma hayali bitmiş durumda. Eski esnaflar eğer kira vermiyorlarsa, direnme şansına sahipler. Ama onlar da nereye kadar direnecekler? Beyoğlu’nda meşhur pastaneler bile kapandı. Çünkü bu marketlerden uygun fiyata tatlı, kurabiye ve pasta almak da mümkün.

Gençler bu marketlerde kasiyer olabilirler. Geçen gün bu marketlerden birinin sahibi eleman bulamamaktan şikayetçiydi. Yani market sahiplerinin ortaya koyduğu çalışma koşullarını kabul edecek, lise ve üniversite mezunlarına iş var. Peki yaşı ilerlemiş, deneyim sahibi insanlar işsiz kalınca ne yapacaklar? Deneyim, bu marketlerle rekabet edecek alım gücünü sağlamaz ki iş kursunlar.

Ne yazık ki, durum bundan da vahim. Teknolojik gelişmeler, üretim sektöründe ve hizmet sektöründe çalışanları da tehdit ediyor. Taksicilik, otonom taksilerin tehdidi altında. Yapay zekanın teşhis koymada doktorlardan daha başarılı olduğu ortaya çıktı. İşsiz gençlerin umudu olan kuryelik, drone ve yine otonom teslimat araçlarıyla yapılmaya başladı. Marketlere müşterilerin kendi alışverişlerini ödeyebilecekleri sistemler kuruluyor. Umudumuz olan TOGG otomobil fabrikası tam otomatik makineleri ile övünüyor. Japonya’da şimdiden hiçbir insanla muhatap olmadan kalabileceğiniz bir otel var. İnternette İngilizce yazılmış bir sayfaya giriyorsunuz, anında Türkçesini okuyabiliyorsunuz. Tercümanlık da bitiyor. Daha bitmekte olan yüzlerce iş sayabilirim.

Bu Sanayi Devriminin getirdiği üretim fazlasından farklı bir durum. Evet Sanayi Devrimi ile birlikte kurulan fabrikalar, el ile üretim yapan insanları işsiz bıraktı. Ama insanların tüketime yönlendirilmesi, eskiden bir evde olmayan binlerce şeyin, evlerimize girmesini sağladı. Rekabet ise iş imkanlarını arttırdı. On farklı marka ayakkabı sahibi olmamız, on fabrikanın çalışanlarının ve bunların ürünlerini satanların geçinmesini sağladı.

Ama şu anki durum başka. Şimdi makineler üretimi arttırmıyor, doğrudan insanın yerini alıyorlar. İyimserler, ortaya yeni iş olanaklarının çıkacağını ve insanların bunlara yöneleceğini düşünüyorlar. Sizce gelişen teknolojinin, yeni ortaya çıkan bir işin bilgisayarlar ve robotlar tarafından daha iyi bir şekilde yapılmasını sağlaması, kaç sene sürer? Sadece birkaç yıl. Birkaç yıl sonra o işe yönelenler de işsiz kalacak. Yani önümüzdeki yıllarda çok büyük bir iş gücünün atıl kalmasını göreceğiz. Peki bu insanlar nasıl geçinecek?

İşte bazı devletler şimdiden bu konu üzerinde çalışmaya başladılar. Mesela Avrupa’da bazı ülkelerde mesai saatleri ve günleri azaltıldı. Böylece iş yerini açık tutmak isteyenler, daha fazla eleman çalıştırmak zorunda kalacak. Daha fazla boş vakti kalanlar ise daha çok harcama yapacak. AB ise uluslararası şirketlerden vergi almayı planlıyor. Böylece vatandaşlarına ayırabilecekleri kaynakları arttıracaklar.

Bizde ise EYT çıktı. Böylece 2.5 milyon kişinin emekli olması ve piyasadan çekilmesi ve kıt da olsa, geçinebilmesi sağlanacak. Gençlere de biraz iş imkanı açılmış olacak. Ancak özellikle bazı liberaller buna karşı. Emeklilere ödenecek paraların, çalışanların sırtına bineceğini söylüyorlar. Sığ bir bakışla haklılar.

Liberallerin değer verdiği filozoflardan Adam Smith, meşhur kitabı Ulusların Zenginliği’nde ekonominin müdahale edilmezse, kendi kendini düzelten bir yapısı olduğunu söyler ve buna da “Görünmez El” ismini verir. Ama liberaller bu ekonomik düzelmenin nasıl olacağı konusunda fazla bir şey söylemezler. Adam Smith ise kitabında bunu gayet açık bir şekilde anlatır. Nüfusun azalması ile… Adam Smith bunu detaylandırır. Nüfusun, bozulan ekonomi sonucu açlıktan ölenler, kaos, zenginlere yapılacak saldırılar, savaş gibi sebeplerle azalacağını söyler. Nitekim Adam Smith 1700 lü yıllarda bu tespitleri yapmıştı. O zamandan bu zamana ekonomik sebeplerle iki dünya savaşı çıktı. 1900’lü yıllarda bile Avrupa’nın ortasında açlıktan ölen insanlar vardı. Tespitleri doğru çıktı.

Yani EYT’ye karşı çıkarak, görünmez el bekleyenler, aslında neyi beklediklerinin farkında değiller. 2000’li yıllarda insanların paçavralar içinde, sokaklarda açlıktan ölmesini bekliyorlar! Oysa günümüzde insanların devletlerden beklentileri de değişmiş durumda. Devletler vatandaşlarını korumak zorunda. Yani önümüzdeki yıllarda devletlerin en önemli hizmeti, vatandaşlarını doyurabilecek kaynakları bulmak ve bunu adil bir şekilde dağıtmak olacak. Bunun için yapılması gereken bir sürü düzenleme, alınması gereken bir sürü tedbir var.

Aydın ROZENTAL

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

Yorum yapabilmek için buradan üye girişi yapınız.

Gökkuşağı Köşesi Banner
Gökkuşağı Köşesi Banner

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL