Köşe Yazıları

“Etkileşimimize Neden Dikkat Etmeliyiz?”

“Etkileşimimize Neden Dikkat Etmeliyiz?”
Gökkuşağı Köşesi Banner

Önceki yazımda hayatımızın etkileşimlerden oluştuğunu vurgulamış ve yazının sonunda “Bu yazıdan başkalarının düşüncelerine göre yaşamamız gerektiği sonucu çıkarsa, yanlış olur.” demiştim. Şimdi bu konuya biraz açıklık getireyim.

İnsan dünya üzerinde kısıtlı bir süre yaşar. Sonrası meçhuldür. O yüzden, bu geçirdiğimiz kısıtlı süreyi kendi istediğimiz gibi geçirmeliyiz. Başkalarının istediği gibi değil. Başkalarının istediklerini yapmaya çalışmamız, hem bizi mutsuz eder, hem değerli vaktimizden çalar, hem de yazının sonlarında göreceğiniz gibi, yine etrafımızda yaranamadığımız kişiler olur. O halde etkileşimimize neden dikkat etmeliyiz?

İnsanlar arasındaki etkileşim tek yönlü değildir. Yani karşımızdakinden etkilenirken, aynı zamanda etkileriz. Ve bu etkileme olayının kesin formülleri yoktur. Önceki yazıda demiştim ki: “Mesela yeni tanıştığımız birine kendimizi bir aptal gibi gösterirsek, karşımızdaki bize eğitici – koruyucu bir tavırla yaklaşabilir. Ya da bizden bir şekilde fayda sağlamaya çalışabilir.” Yani karşımızdaki kişi bizimle ilgili aynı algıya göre, farklı davranış biçimleri geliştirebilir. Onun dışında bizi, göstermek istediğimizden tamamen farklı da algılayabilir. Biz ancak sonuçtan sebebe doğru giderek karşımızdakinin, hangi hareketimizi nasıl algıladığını anlayabilir ve düzeltmeye çalışabiliriz.

Diğer yandan bir insanın dolandırıcı olduğunu anlarsak, bizi dolandıramaz. Ama dolandırılmışsak, zamanında anlamamışız demektir. Çünkü dolandırıcı kendisini dolandırıcı olarak göstermez. Mesela telefon eder ve kendini başkomiser olarak tanıtır. Bizde korku ve panik uyandırmaya çalışır. Sonra o korku ve paniğimizi kullanarak, bizden bir şeyler almaya çalışır. Ve bunu bize yardımcı olmaya çalıştığını söyleyerek yapar. Bizi dolandırmaya çalıştığını söyleyerek değil… Eğer karşımızdakinin bize göstermek istediği kişiden farklı olduğunu, yani başkomiser olmadığını zamanında farkedersek, dolandırılmaktan kurtuluruz. Ve dolandırıcı da kendisini başkomiser sanacak yeni bir avın peşine düşer. Bu karşımızdakinin bizi kötü niyetle etkilemeye çalışmasının bir örneğidir. Etkileşimin önemini bilirsek, karşımızdakilerin bizi etkilemeye çalıştığını bilir, niyetlerini anlamaya odaklanırız.

Biz de iyi niyetli bir şekilde başkalarını etkilemeye çalışabiliriz. Mesela bir kulübün başkanlığına aday olduğumuzda, kulüp üyelerini bize oy vermeleri için etkilememiz gerekir. Ancak kulübün içindeki küçük bir kitleyi ikna etmek için bazı sözler verirken, o kitleden hoşlanmayan çoğunluğun tepkisini çekip, seçimi kaybedebiliriz. Hatta bazı insanların bizi desteklemesi faydalı olurken, bazı insanların desteklemesi zararlı olabilir. Çünkü insanlar başkalarına olan davranışlarımızdan, hatta başkalarının bize davranışından da olumlu veya olumsuz etkilenirler. Ve birilerinin sevmedikleri insanlarla iyi ilişkiler kurma çabamız, onlarla ilişkimizin bozulmasına yol açabilir. O yüzden kendimizden taviz verip, başkalarının düşüncelerine göre yaşadığımızda bile, mutlaka çevremizde memnun edemediğimiz insanlar olur.

Çoğu kişi tarafından sevilen ve dikkate alınan bir insanın bizi desteklemesi, bir konuda önümüze çıkan zorlukları çok rahat bir şekilde aşmamızı sağlayabilir. Veya bize yardımcı olabilecek konumda insanlarla iyi ilişkilerimizin olması da öyle…

Bir yakınımız bize her zamankinden farklı davranıyorsa, onu incitecek bir iletişim hatası yapmış olabiliriz. Birileri fazla üstümüze geliyorsa, gelebileceklerini düşündüren bir şeyler yapmış veya yapmamız gereken bir şeyleri yapmamışızdır. Evet bazen bir şey yapmamak, bir şey söylememek de bir iletişim yöntemidir ve karşımızdakilere mesaj verir. Çocuğuna yeterince sevgi göstermeyen bir baba, çocuğunun “Babam beni sevmiyor.” diye düşünmesine yol açar. Ve çocuk da babasına, kendisini sevmeyen birine davrandığı gibi davranabilir.

Sadece bunlar mı? Tabi ki değil. Giyimimiz, duruşumuz, konuşma tarzımız, hatta dikkatsizliklerimiz bile mesaj verir. Mesela bir dizinin geçen bölümünde, başka işler yaptıklarını söyleyerek beraberliklerini saklamaya çalışan bir çift, ayakkabılarında aynı çamurun olduğuna dikkat edip, temizlemedikleri için beraber gezdiklerini belli ettiler.

Etkileşimin önemini kavramamız; kendi hayatımızı başkalarını memnun edecek şekilde yaşamamız için değil; başkalarını bizim istediğimiz şekilde yönlendirebilmemiz, en azından yanlış mesajlar vermememiz için gereklidir. Veya kötü niyetli bir şekilde kendilerini olduklarından farklı gösteren kişileri farkedebilmek için…

Bu bir köşe yazısı olduğu için konuyu mümkün olduğunca sıkıştırmaya çalıştım. Mesela “duruşumuz” kelimesi ile aslında başlı başına bir kitap ve eğitim konusu olan “Beden dilinden” bahsettim. Biraz karışık olduysa, kusuruma bakmayın.

Aydın ROZENTAL

YORUMLAR (1)

Yorum yapabilmek için buradan üye girişi yapınız.

Gökkuşağı Köşesi Banner
Gökkuşağı Köşesi Banner

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL