Köşe Yazıları

EFSANELER VE SIKIŞMIŞLIK

EFSANELER VE SIKIŞMIŞLIK
Gökkuşağı Köşesi Banner

Efsanelere göre; baskı ve zorluklarla sıkıştığımız ve kapana kısıldığımız o havasız anlar, kişinin yaratım enerjisini arttırır ve özgürlük denilen o kocaman platoya adım atabilecek gücün kendisinde olduğunu fark ettirir. Bizse kendimize inanmak yerine “Yapamazsın!” diyenlere inanmayı tercih ederiz. Çok azımız bu kelimeyi yok sayar ve inatla devam eder. Fark yaratır, görülür ve duyulur olur. Azmin ve doğru inancın karşısında tsunaminin kendini küçük bir dalgaya dönüştüreceğine inanan biri olarak ben söylenen efsanelere katılıyorum. Çünkü buna katılmazsam, bugün bu anda nefes alırken aldığım nefesi içimde tutmam ve nefes vermemem gerekir…

Nitekim her şeye inat nefesi alıyor ve veriyorum. Eminim ki hayat hiçbirimiz için tam zamanlı olarak kolaylıkla akmıyor. Bazen geçtiğim yollar sizinkinden zor, bazense kolay. Fakat yaşadığımız olayların hissettirdiği bütün duygular evrensel. Üzüntümüz evrensel. Sıkışmışlığımız evrensel. Anlatımı size göre değişse dahi benim için hep boğazımda takılan kılçık gibi kalıyor sıkışmışlığım, yutkunamıyorum. Hissettiğim bu sıkışmışlık hissiyle kendime sıçrayacak ve bu histen uzaklaşacak yerler aradıkça içine çekiliyorum. Aylardır “Kurtarın beni!” diye gözlerimle bağırıyormuşum, beni bu sıkışmışlıktan kurtaracak tek varlığın yine ben olduğumu görmeden… Yeni fark ediyorum. Üstelik birkaç gün önce hiç yapmadığım bir şeyi yapıp, güçsüzlüğümü kabul ettim. Bazen güçsüz olmak da güç demekmiş. Güçsüz olmayı tercih edebilmek, en saf hali olabiliyormuş gücün. Güçsüzüm birkaç gündür ve sıkışmış durumdayım…

Şanslıyız ki, evrende hiçbir şey sonsuza dek aynı kalmıyor. Hiçbir enerji aynı frekansta sabit tutulamıyor. Hiçbir an tekrar yaşanmıyor. Hiçbir gün de tekrar yaşanmıyor. Yarın ve hatta bu yazının sonunda bile bir şeyler değişecek… Tüm bunlar olduğu gibi ve tüm bunlar olduğu için sonsuza dek boğazımda takılan bu kılçıkla yaşamayacağımı da biliyorum. Her şeyin geçeceğini bilerek fakat nasıl ve ne zaman geçeceğini bilmemekle birlikte bildiklerim birkaç efsane, hissettiğim güçsüzlük ve sıkışmışlıktan ibaret. Bu sıkışmışlığın doruk noktasına ve dayanılmaz anına geldiğimde ortaya çıkan o şeyin gün ışığı kadar parlak, özgün ve gerçek olduğunu görmek istiyorum. Tüm yaşadıklarıma ve yaşıyor olduklarıma sonuna dek değsin istiyorum. Bir müddet sonra bu yazıyı okuduğumda gülümsemek istiyorum. Evet, bugün güçsüzüm ve sıkışmış. Fakat her şeye rağmen, o milyon kez duyduğum “Yapamazsın!”a inanmak yerine; inatçı halime, aklıma, kalbime ve efsanelere inanmayı seçiyorum. Her sabah uyandığımda bunu seçiyorum. Bazen yalnızca seçmeyi deniyorum. Ne uğraşıyorsun be kızım diyorum kimi zaman kendime… Size de “Yapamazsın!” diyorlar, siz de sıkışıyorsunuz zaman zaman biliyorum. Bazen nefes almak istemiyorsunuz, biliyorum. Biliyorum, çok taşlı olabiliyor gidilen yollar. Ne yazık ki ben de dahil olmak üzere hiç kimse bu yolculuk kolay olacak demedi.

Bugün size yazmaktan çok kendime yazmış gibiyim ve yazımın sonlarına dair taşlı yolları çıplak ayak yürüyen naçizane benden beklentiniz neydi duyamıyorum, oldukça uzaktayım. Şaşıracaksınız ancak bu kez yazımı sizlere bitirmeden bırakıyorum. Kızmayın bana. Sıkışmışlığın doruk noktasına ve dayanılmaz anına geldiğimde; gün ışığı kadar parlak, özgün ve gerçek olan ‘o şey’ imi size anlatırken bitireceğim yazımı. Bekleyin beni ve siz o zamana dek-

Gürsev Burku AKPINAR 

YORUMLAR (2)

Yorum yapabilmek için buradan üye girişi yapınız.

  1. Gülcan PANDORA diyorki:

    Mahsuru yoksa kendine olan yazından “feyz” aldım… Çok şikayetçi olduğum bir konuyu ele almışsın. Bu toplumsal pesimistlik ve kişinin enerjisini baltalayan tüm konuşma balonları sadece çöpten ibaret. Kendimize inanmamız ve gücümüzü fark etmemiz kafi tüm bunların karşısında durmak ve “Yapamazsın demiştin, noldu cicimmmm?” cevabını gün gelip çarpmak için. Kendini sev, kendini… Kendinle konuş… Ki sen bunu çok iyi yapıyorsun! 💪

    Kocaman kalp Burku’cum. 💜

Gökkuşağı Köşesi Banner
Gökkuşağı Köşesi Banner

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL