Köşe Yazıları

DOĞAYA OLAN BORCUMUZU ÖDEME ZAMANI

DOĞAYA OLAN BORCUMUZU ÖDEME ZAMANI

Biz ne kadar şanslıysak, gezegenimiz bir o kadar şanssız, bizi omuzlarında taşıdığı için. Belki onun bizden bir çıkarı yok fakat bizim ondan o kadar çok çıkarımız var ki…

Toprağa ektiğimizi yemeliyiz diye, beslediğimiz hayvanın eti lezzetli, sütü sağlıklı diye, ağaçları meyve versin diye seviyoruz. Kökünden ayırıp evimizi süslediğimiz çiçeklere bile kendimize baktığımız gibi bakamıyoruz.

Sanıyoruz ki; ilelebet böyle gidecek. İlelebet koruyacak bizi doğa, karşılıksız verecek. Bilmiyoruz ki; bir gün tüm aldıklarımızı, bizden geri alacak.

Bu zamana kadar yaşayan onlarca insan, arkasındaki nesile bıraktığı enkazın farkında bile değil.

Biz, hala çöplerimizi bile nereye atacağımızın bilincinde olmayan bir ülkeyiz ne yazık ki…

Elindeki çöpü eve kadar cebinde taşıyanlarla, ‘amaaan ne olacak’ diyenlerin savaştığı bir dünya burası.

Farkında olmadan çocuklarımıza, onların çocuklarına o kadar büyük bir kötülük yapıyoruz ki; ebeveyn olmayı sadece çocuğa bakmak ve büyütmekten ibaret sanıyoruz. Oysa ki; biz bu sorumluluğu hem doğaya, hem de çocuklarımıza borçluyuz.

Şimdi gelelim, çocuklarımız için bu konuda neler yapabileceğimize;

Temiz ayak izleri bırakmamız için ve bu izleri bizden sonraki nesillerin doğru takip etmesi için biz büyüklere çok iş düşüyor.

Çok ufak dokunuşlarla, birçok şeyi değiştirebiliriz. “Ben mi kurtaracağım dünyayı?” demeyin, evet belki de siz kurtaracaksınız. Örneğin:

– Evde minik kutulardan ya da kolilerden geri dönüşüm kutuları yapabiliriz. Plastikler, camlar ve kağıtlar için ayrı gruplandırdığımız bu kutuların üzerine ne olduklarını yazarak, kolay ulaşabileceğimiz bir yere koyabiliriz. Belediyelerin geri dönüşüm hizmetleri var. Eğer oturduğunuz semtte, yakınınızda böyle bir alanınız yoksa, bağlı olduğunuz belediyeyi arayıp talep edebilirsiniz. Bunu da yapamıyorsanız, oturduğunuz site ya da apartmanı organize edebilir, haftanın belirli günleri ayrıdığınız ve geri dönüştürülebilecek çöpleri hep birlikte teslim edebilirsiniz.

– Evde su kullanımını da en aza indirmemiz, ileride yaşayacağımız susuzluk sorununa da belki biraz çözüm olabilir. Evinizde bir bebeğiniz varsa ve bebekler için kullanılan küvetlerde banyo yaptırıyorsanız; bu suyu dökmeden önce balkonunuzu yıkayabilirsiniz. Böylece her ikisi içinde fazla su kullanmamış olursunuz. Bulaşıklarınızı elde yıkamak yerine bulaşık makinesine atmanız gerektiğini zaten söylememe gerek yok diye düşünüyorum. Ancak makineye dizmeden önce bulaşıklarınızı sudan geçirmek yerine, yemek artıklarını bir poşete koyarsanız, sokak hayvanlarını da sevindirmiş olursunuz. Ayrıca meyve ve sebze artıklarını da çöpe atmak yerine geri dönüştürebilirsiniz. Portakal kabuklarından reçel, patates kabuklarından cips, limon kabuklarından yüzey temizleyici, yumurta kabuklarından da bitki gübresi yapmak bunlardan sadece birkaçı.

– Su tüketimi için sebzeleri yıkadığınız suyu biriktirip, bu suyla evdeki bitkilerinizi de yıkayabilirsiniz.

– Alışverişe giderken kendi alışveriş çantamızı götürerek poşet kullanımını azaltabiliriz. Eskiden file şeklinde alışveriş keseleri vardı. Evde giymediğimiz kumaşlardan kendimiz de çok rahatlıkla dikebiliriz. Ayrıca alışveriş yaparken mutlaka fazla ambalajlanmış plastik paketli ürünleri almamaya özen gösterebilir, ambalajı geri dönüştürülebilen ürünleri tercih edebilirsiniz.

– Tek kullanımlık maske yerine, yıkanabilir maske kullanabiliriz.

– Kağıt israfını önlemek için faturalarımızın internet üzerinden gönderilmesini talep edebiliriz.

– Doğada en zor yok olan şeylerden biri de yuvarlak makyaj pamukları. Bu pamuklar yerine yıkanabilir makyaj temizleme süngerleri satın alabiliriz.

– Streç film yerine gıdalarımızı saklamak için plastik kapaklar ya da balmumlu kumaşlar kullanabiliriz.

– Yerel üreticileri destekleyebiliriz.

– Uzun ömürlü ürünleri tercih edebiliriz.

– Sadece ihtiyacımız olan kadarını almaya özen gösterirsek, mutfağımızdaki gıda israfının önüne geçebiliriz.

– Özellikle ‘tek kullanımlık’ ürünlerle vedalaşabiliriz.

Zor görünse de tüm bunları ve daha fazlasını yapmayı yaşam biçimi haline getirebiliriz. Kendimiz için, gelecek nesillerimiz ve doğamız için!

Unutmayın;

Doğa bizi yıllardır taşıyor ve taşımaya devam edecek. Ancak hala taşıyacak gücü varken, ona destek olmamız lazım. Ona destek olmaz, sadece almaya ve ondan acımasızca yararlanmaya devam edersek, korkarım ki çok sürmeyecek ve bir tokat gibi çarpacak yüzümüze.

Eğer çocuklarımıza bir miras bırakmaksa amacımız, onlar için yapabileceğimiz en en iyi şey, temiz bir dünya bırakmayı başarmak. Henüz geç kalmış değiliz ancak biraz daha harcarsak her şey için geç kalmış olacağız.

Haydi şimdi, değişime önce sen başla, peşinden elbet birileri takip edecektir.

Gizem UYSAL AKKAYA 

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

Yorum yapabilmek için buradan üye girişi yapınız.

Gökkuşağı Köşesi Banner
Gökkuşağı Köşesi Banner

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL