Köşe Yazıları

DEĞİŞİMİN BİZE GETİRDİKLERİ VE BİZDEN GÖTÜRDÜKLERİ

DEĞİŞİMİN BİZE GETİRDİKLERİ VE BİZDEN GÖTÜRDÜKLERİ

Dün aksam bir arkadaşımla birlikte eski bir diziyi izledik. Eski dizilerin ve filmlerin, yeterli imkân olmamasına rağmen güzelliğinden bahsettik. Ne kadar bizdendi o filmler, o diziler hayatın içindendi. Eskiden yaşadığımız hayatı şimdiki zamanla kıyasladık ve ne çok şeyin değişime yenik düştüğü sonucuna vardık. Sonra kendimize şu soruyu sorduk. ”Değişim bize ne getirdi ve  bizden ne götürdü?”

Değişim teknolojinin hızla gelişmesiyle başladı ama sadece teknoloji alanında kalmadı. Çok uzak zamana değil kendi çocukluğuma döndüğümde aradaki farkın dağlar kadar büyük olduğunu görüyorum.

Telefon kulübelerindeki jetonlu telefonlar yerini sabit telefonlara, onlar akıllı telefonlara devretti jet hızıyla. Mektupla haberleşme yavaşça tarihe karıştı. Özel günlerde gönderilen kartpostalları artık internet sayfalarında görür olduk. Elektriğin evlerimize girmesiyle birlikte el ve beden gücüyle yaptığımız birçok şeyin yerini makineler, beyaz eşyalar aldı. Radyoların yerini hacimli (tüplü) televizyonlar, onlar eskitmeden de yerine plazma televizyonlar geldi. Eski ocakların adı şömine oldu, banyolar duşa dönüştü. Kahve makinede kaynamaya başladı, yemekler düdüklü tencerelerde…

Gaz lambası ışığının altında ev ödevlerini beş cm’lik kurşun kalemlerle yapan bir zamandan, elinde akıllı telefonlarla dolaşan, dersleri bilgisayarlarda yapılan (bu toplumun her kesimini için geçerli değil tabi) bir zamana gelindi. Yırtık kauçuk lastiklerle, yamalı giysilerle yaşayanların hor görülmediği günlerden markalı ayakkabıları, elbiseleriyle burnu bulut çizilen bir zamana gelindi. Sokakta bulduğu bir dergi parçası haftalarca okunan bir zamandan, gazete haberlerinin bile özetine bakılan bir zamana gelindi. Kendisi ne kadar çok okursa okusun annesinin babasının iznini almadan bir işe kalkışmayan bir zamandan, her konuda anne babasıyla tartışan, her şeyin kendi istediği gibi olmasını isteyen, olmayışını ”Özgürlüğünün elinden alınmasına” bağlayan bir zamana gelindi.

Komşuluk kapıdan çıkarken kafa sallamakla, akrabaları arayıp sormak uygun bulduğu bir yazıyı telefonla mesaj atmak ya da bir’ emoji’ yollayarak birkaç cümleden tasarruf etmiş olmakla geçiştirildi. Özlemle beklenen bayramlar tatil günlerine, yeni yıl karşılamaları havai fişek gösterilerine dönüştürüldü. Kapı kapı gidip hâl hatır etmenin yerini toplu mesajlar göndermek aldı. Hızla büyüyen kentler beton yığınına döndürülürken insanlar yüz metre yürüyebilsinler diye parkurlar yapıldı. İç içe yaşama mecburiyeti beraberinde bizleri birbirimizden uzaklaştırdıkça uzaklaştırdı. İş konusunda rahata erdikçe değer verdiğimiz şeylerden de uzaklaşmaya başladık.

Değişimin hayatlarımıza kattığı rahatlık ve getirileri elbette azımsanacak şey değil ama ya hayatlarımızdan alıp götürdüklerini geriye alabilme ihtimalimiz var mı acaba?

İlerde çocuklarımız sahip olduklarının değerini bilecekler mi yoksa onlar da bu hıza kapılıp teknolojinin kurbanlarından mı olacaklar?

Birgül SOLMAZ K. 

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

Yorum yapabilmek için buradan üye girişi yapınız.

Gökkuşağı Köşesi Banner
Gökkuşağı Köşesi Banner

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL