Spor

BİR FUTBOL EFSANESİ (Fatih TERİM)

BİR FUTBOL EFSANESİ (Fatih TERİM)
Gökkuşağı Köşesi Banner

Babası Kıbrıs’tan yeni gelmişti.  Babadan kalma yarım yamalak işlerle uğraşıp kendi vatanları olan Türkiye’de sessiz sedasız yaşamaktı dertleri. Garibandı baba… Hanımı sadece ev işleri ile meşguldü. Bir taraftan yokluk, diğer taraftan geçim sıkıntısı almış başını gitmişti. Zamanla yarışan, lokmasına haram karıştırmayan Kıbrıs yorgunu baba, hayat mücadelesi ve geçim derdine düşmüştü.

4 Eylül 1953 tarihinde hanelerine bir oğlan çocuğu katıldı. Öyle kolay bir dönem değildi. Çok hastalandı. Adana, Mersin, Gaziantep hatta belki şifası ondadır diye Antalya Elmalı ‘da bir Hoca’ya kadar gezdirildi hastalığından. Zamanla iyileşti, büyüdü, 5 yaşına geldi… Babasına işlerinde yardım etmeye bile başladı o dönem. Okula gidiyordu. Gidiyordu gitmesine lakin ne kitap vardı, ne de kalem. Futbol topunu çok seviyordu ama gördüğü ilk futbol topu bağırsaktandı. Yani bağırsaktan sarılmış bir bez parçasıydı. Meşhurdu bağırsak topu o dönemlerde. Adana’da çocuklar oynar, bizimkisi onları izlerdi.

Adanaspor futbol takımı binasının kalorifer peteklerini yakan komşuları vardı ve bir gün onunla karşılaştığında “Oradaki toplar da bağırsaktan, bezden mi?” diye sordu. Güldü kaloriferci:  “Hayır,” diye cevap verdi. “Babandan izin alırsan yarın seni yanımda götüreyim, kendin gör,” diye cevap verdi. O gün tabi akşam olmak bilmedi. Akşam olduğunda da baba eve yorgun geldi. Daha yemeğe oturmadan geçti babasının karşısına:

“Baba, ben yarın Adanaspor binasına gidebilir miyim?”

Babası o dönemin despot babaları gibi davranmadı davranmasına ama komşuyla gitmesini, ona yük olmasını istemedi ve “Ben seni götürürüm,” dedi. Bizimkinin yine yüzü asıldı, üzüldü, babası kıyamadı “Tamam,” dedi “Git, ama çok dikkatli ol ve kimseyi üzme!”

İşte o gün başladı her şey… Artık Türk futboluna yıllarca hizmet edecek olan o küçük çocuk adımını attı kulüp kapısından girdi içeri. Nasip edecek ya yaradan, tam da kaleci seçmeleri var ve gördüler minik konu kahramanımızı. Denemelerde sıra ona geldi, atılan topa öyle bir sıçradı ki sanırsın her gün o gün için çalıştı. O an açıldı bütün kapılar ona, sabretti, çalıştı, alt yapıya girdi. Alt yapı ona yaş olarak büyük gelmişti, azim etti, yılmadı çalıştı: daha çok çalıştı ve sonunda A takıma kadar çıktı.

1969 Adanaspor

1974 Aman Allah’ım Galatasaray’daydı, rüyaları gerçek oldu!

Ümit milli, A milli, Ordu milli ne kadar platform varsa orada o vardı.

1985 yılında Profesyonel futbol kariyerine nokta koydu.

Kurslara başladı, lisans çıkarttı. Müthiş derecede İngilizce, Fransızca kursları aldı ve başardı yabancı dil öğrendi. Yolu ileride İtalya olacağını bilse hiç durur mu o yıllarda, gider öğrenirdi, o kadar azimliydi…

Türk futboluna milli takım ve Galatasaray’da uzun yıllar hizmet etti. Sayısız kupa getirdi, başarıları kitaplara konu, televizyonlara belgesel oldu. Sevdasından, kararlılığından, disiplininden asla vazgeçmedi. Futbola karşıdan baktığı bağırsaklı bez toptan başlayıp bugün adını statlara, caddelere hatta UEFA kupasının içine yazdırdı. Bu kişi İMPARATOR Fatih TERİM’di!

Türk futboluna yıllarca hizmet eden fatih hocama saygı ve selamlarımla…

Çağrı YÖRDEM

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

Yorum yapabilmek için buradan üye girişi yapınız.

Gökkuşağı Köşesi Banner
Gökkuşağı Köşesi Banner

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL