Köşe Yazıları

“Bilemiyorum Altan”

“Bilemiyorum Altan”
Gökkuşağı Köşesi Banner

Vakit buldukça eleştiriyorum çevremdeki insanları, kırmamaya özen gösterdiğimi söyleyemem ama aklıma geleni söylediğimi…… Bir delinin söylenmesi gibi çok eğlenceli olabiliyor zaman zaman. İçimde tutmadığım fikirler sayesinde özgürleşebiliyorum.

Ekosistemdeki asıl amacım da sanıyorum ki bu. İnsanları belli konularda sarsmak, bazı konularda inançlarını yıkmak, hatalarını gözlerine sokmak… İğneliyorum da iğneliyorum. Çuvaldız çoktan batmış bir yerlerime. Rahatsız olduğum kadar ediyorum da alttan alta. Ortaya ciddi bir yüz ifadesiyle alaycı bir üslupla test ediyorum insanların birbirlerine olan güvenlerini. Tam siyasetçi kafası… Delinin biri bir kuyuya taş atmış, kırk akıllı çıkaramamış hikâyesi…

İnsanların mevzusu çokça ekonomi, indirim yalanları ve hayat pahalılığı gerçekleri birbirine girmiş durumda. “Ne yaptınız yirmi yılda?” diye sorulunca anlatacak çok hikâyesi var iktidarın. Bu ikircikli sorunun cevabı, sesi gür çıkanın kendini parlatma yeteneğinde saklı. Deli Dumrul köprüleri, Sağır Sultan sarayları, çıplak kralın hamamları… Karın doyurmayan kulun, çimento vergisi yapıları. İpin ucunu kaçırıp “Aldığınız oksijen bizim zamanımızda keşfedildi” de diyebilirler yakında. Seçim çarkı dönmeye başladığı gibi hayatı terörize etmeye başladı karanlık odaklar! Öyle ya da böyle kaybedecekler Altan. Kaybedenler kulübünün masada ne kadar sağlam oturduğuna bağlı olarak kazanabilirler de.

Korkarım kazanabilirler Altan… Ceketini oy sandığının üzerine atsa yeter. Siyaseti kendi algı kalıplarına göre tasarlamak isterken, insanları; bu bizim köyden, bu da bizim köyden, bu bizim köyden değil, bu da bizim köyden değil, bu bizim köyden hiç değil! diyerek ayırabilirlerse kazanacaklar da…

Diğerleri de ağızlarını ayıra ayıra poz verdikleri sofralarda, dün yediği kaba tu kaka diyen, deri değiştirir gibi farklı görüşler bildiren devşirme siyasetçilerle daha aday ararken… Baskın basanındır, diyerek kazanabilirler!

Geçmişten bugüne Cahil Adam’a yeni bir can kazandırdılar al gülüm ver gülüm hep birlikte;

– Cehalete tepki gösteremediler

– Adaletsizliğe göz yumdular

– Hukuk mücadelesi verenleri yalnızlaştırdılar

– İlginç bir fikir sunmaksızın

– Laklak edip durdular onca yıl

– Akıllarını yitirdiler kazanma hırsıyla

– Düşünmeden okudular ekranlardan

– Ayarları iyice bozuldu ağızlarının

– Milletin hizmetkârı olduklarını unuttular

Oturduğunuz masadan daha mutlu, daha pozitif bir şekilde kalkmalısınız. Masada gülüp eğlenirken bir şeyler de öğrenmelisiniz her daim. Memlekette yeryüzü sofraları kurulmalı, herkes o masada doymalı; doyduktan sonra da tabaklar sünnetlenmeli (ekmekle sıyırılmalı)! Karnınız doyduktan sonra keyfinize göre birini üstüne çıkarabilmeli o masanın; kimi dansöz, kimi zenne, kimi köçek, kimi de semazen! Maksat gönülleriniz bir olsun. Maksat bizim de halk olarak gönlümüz olsun. Ha, ne diyordum?

Kazanacaklar Altan! Parmaklarını oynatmaya gerek kalmadan, tereyağından kıl çeker gibi. Armut sandıkta pişecek, şıp diye ağızlarına düşecek! Öncesinde biraz olsun sallamalısınız ağaçlarını ki armudun iyisini yine yemesin iktidar! Malum masaya diyorum, demem o ki “Hani nerede projeleriniz? Hangi yöntemle bitireceksiniz ülke borçlarını? Şimdiye dek ötelenmiş ırklar ve cinsiyetlerin haklarını nasıl koruyacaksınız? Bu topraklarda umut denen o ağacın tohumları hangi suretle filizlenecek yeniden?” Planınız yoksa kazanacaklar Altan… Kulakları vardır duymazlar, gözleri vardır görmezler! Ah, yok mu o âmâlar!

Bilemiyorum Altan! Bütün çürük elmalar bir araya toplanmış, bize kötünün iyisini seçtirecekler; üç harfli ucuz marketlerinin sunduğu şarküteri ürünleri gibi bir aday çıkacak en son! Bütün bu içi geçmiş siyasilerle ve küflü fikirleriyle, torununun torunu yaşındaki yeni seçmeni acaba nasıl yakalayacaklar? Bütün kaybetmişleri, yolda kalmışları, gözden düşmüşleri… Benim hiç itimadım kalmadı onlara Altan! Diğerlerine zaten hiç olmadı. Masamızda besliyoruz ya kargaları, o kargalar oyacak tenceremizin altını, avcumuzun içini, ceketimizin cepkenini!

Neyse, benim aklım kesmez. Ben çok bilemiyorum geçmişi Altan. Gözüm gelecekte, gelecek de sanıyorum daha da solunda bir yerde hayatın: bir, iki, üç: seni seçtim TİP!

NAKHAR

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

Yorum yapabilmek için buradan üye girişi yapınız.

Gökkuşağı Köşesi Banner
Gökkuşağı Köşesi Banner

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL