Köşe Yazıları

BENİM AFETİM SENİN AFETİNİ DÖVER

BENİM AFETİM SENİN AFETİNİ DÖVER
Gökkuşağı Köşesi Banner

Hepimizin bildiği, çoğumuzun hissettiği üzere zor bir kış geçiriyoruz: yoğun kar yağışı, İran tarafından aralıklarla kesilen doğal gaz, elektrik kesintileri ve bütün bunlara ek olarak daha birçok mal ve hizmetin fiyatlarındaki aşırı artış, zaten var olan fahiş fiyatlar. Elbette olayların bu noktaya gelmesinde nelerin etkili olduğu, nelerin fazla ya da eksik yapıldığı, nelerin hiç yapılmadığını kahvehane ağzıyla da olsa az çok biliyoruz: hukuk sistemindeki eksiklikler, kesinliği kanıtlanmış ekonomik uygulamalara aykırı öneri ve uygulamalar, dünya ölçeğinde var olan ekonomik güçlükler, hastalık… Dolayısıyla ana konumuz bu sorunlara çözüm üretmek ya da sorunun kaynağını tespit etmek değil, amacım sadece sorunun sahibini belirlemek için ortaya koyulan kriterlerdeki çelişkilerin altını çizmek.

Son olarak İstanbul ve hemen akabinde Isparta’da yaşanan ve afet boyutunda etkileri olan yoğun kar yağışı sonrası tartışmaya açılan eksiklikler ve tarafları. Hepimizin de şahit olduğu üzere bir grup insan İstanbul Havalimanı’nda yaşananların sebebini afete, şehir içi ulaşımdaki aksamanın sebebini ise görevini iyi yapmayan makam sahiplerine; diğer bir grup insan ise bunun tersini yaparak suçu karşı tarafa yükleyip kendilerini temize çıkartma yarışına girdiler. Ne kadar başarılı oldular, kim kime daha çok inandı bugün için kestirmek zor, zamanı geldiğinde netleşecektir oluşan fikirler ancak bizim oturup konuyu etraflıca düşünmemizde fayda var ve ilk sorumuz da şu olmalı; neden sonra yaşanan afeti bile siyasi görüşümüze göre isimlendirir/şekillendirir olduk ve bu boyutta bir taraftarlığın kime ne faydası olacak?

Kendi açımdan baktığımda demokrasinin yerleşmesi ve kök salması başta olmak üzere bu tarafgirlik oluşan/oluşabilecek hiçbir soruna çözüm üretmeyeceği gibi yeni sorunların oluşmasına ya da mevcut sorunların büyüyerek karşımıza çıkmasına sebep olmaktan öteye gitmeyecektir. Dolayısıyla, senin afetin benim afetim ayrımından kendimizi sıyırarak, yazılı mevzuat hükümleri uyarınca eksiklikleri/kusurları belirleyip, yine mevzuat hükümleri uyarınca yaptırımları ortaya koyarsak işin hukuki boyutunu da, güvensiz vatandaş boyutunu da kontrol altına almış oluruz ki bu nizami uygulama demokrasinin vazgeçilmezi karar vericilerin kendileri ve ülke adına daha sağlıklı kararlar verebilmelerine vesile olacaktır.

Kararlarınızı daha huzurlu ortamlarda almanız dileğiyle; iyi pazarlar!..

CEM

Dinleyin;
*Ayşenur Kolivar-Getma
*Janis Japlin-Maybe
*Sezen Aksu-Bahane
Okuyun;
*Nazım Hikmet-Giden
*İskender Pala-Efsane
İzleyin;
*Sonbahar(Yerli Film)
*Toy Boy-Dizi

YORUMLAR (1)

Yorum yapabilmek için buradan üye girişi yapınız.

Gökkuşağı Köşesi Banner
Gökkuşağı Köşesi Banner

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL