Köşe Yazıları Sağlık

BEL AĞRISI MI? BEL FITIĞI MI?

BEL AĞRISI MI? BEL FITIĞI MI?
Gökkuşağı Köşesi Banner

Kafaları karıştıran iki ayrı kavramdır; Bel ağrısının sebebi fıtıktan mı kaynaklanıyor yoksa ağrınızın nedeni başka bir sebep mi?

Dünyada en çok iş gücü kaybına sebep olan problemlerin başında omurga sorunları yer alır. İster masa başı çalışanı olsun isterse ağır işlerde çalışıyor olsun insanların büyük bir çoğunluğunda omurga sorunları, özellikle de sırt, bel ve boyun ağrıları, oldukça yaygındır.

– Bel ağrısının sebebi fıtıktan mı kaynaklanıyor?

– Fıtıktan kaynaklanıyor ise ne yapmalıyız?

– Ameliyat olmadan geçer mi?

– Fıtıktan kaynaklanmıyor ise ne yapmalıyız?

– Egzersiz ile bel fıtığı geçer mi?

Doktorların ve biz fizyoterapistlerin çok sık karşılaştığı hasta/danışan sorularıdır bunlar.

Bilimsel çalışmalar bel ağrısı sebebinin %90’dan fazlasının bel fıtığından kaynaklanmadığını söylüyor. Beliniz ağrıdığı için çektirdiğiniz MR’da bel fıtığı başlangıcından sinir kökü basısına kadar değişen açıklamalar yer alacaktır elbet. Çünkü insanız, yaşadığımız çevre, hareket etme düzeyimiz, yaşımız, yaşadığımız stres ortamı ve beslenme faktörlerimiz vücudumuzda yıpranmalara sebep olacaktır. MR’da çıkan sonuca göre hemen panik olup ameliyat olasılığını en başa alıp strese girmenize gerek yok.

Bilimsel çalışmalar bel fıtığı olan kişilerin ise ancak %3 ila %5’lik kısmının gerçekten ameliyat olması gerektiğini söylüyor. O halde bu sonuçtan %95 ihtimal ile ameliyat olmadan bel ağrınızdan kurtulabilirsiniz, sonucunu çıkartabiliriz.

Burada öncelikle çözüme kavuşturulması gereken sorun sizin bel ağrınızı geçirmek, hareket yeteneğinizi artırmak ve bunu kalıcı hale getirmektir.

Bel ağrınızı geçirip hareket sınırınızı artırmanın belli başlı yöntemleri vardır. Her şeyden önce bunun için doğru yaklaşım gereklidir.

Her insanın kendine özgü bir yapısı olduğunu unutmamak gerekir. Bir kişiye uygulanan aynı tedavi veya terapi yöntemleri sizde aynı iyi sonuçlara sebep olmayabilir. Çünkü dışarıdan bakıldığında şikayetleriniz aynı gibi görünse de sebepleri farklı olabilir. O zaman iyi bir değerlendirme ve bu değerlendirmeden elde edilen sonuçlara göre kişiye özgü düzenlenmiş bir terapi/tedavi yöntemi uygulanmalıdır.

Bilimsel çalışmalar yine ağrıların çoğunun 3 haftaya kadar kendiliğinden veya basit egzersiz ve hareketler ile geçtiğini göstermektedir. İnsan vücudu mükemmel işleyen bir makinedir ve kendi kendini bir noktaya kadar düzeltme yeteneğine sahiptir.

Bazı bel ağrılarında ise osteopati, manuel terapi gibi el ile yapılan müdahaleler ile düzelmeler sağlandığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır.

Manupilatif tedavi yöntemleri için size söylenen “Bir bacağın kısaydı, kütlettim şimdi o kısalık düzeldi,”“Belini kütlettim şimdi fıtığın yerine oturdu,” söylemlerine de pek rağbet edip kanmayın derim. Kütletme ile fıtık yerine girmez, ancak doğru yapılan bir manipülasyon ile oradaki bağ ve kas dokuları gevşer. Fıtık baskıdan kurtulur ve o segmente karşılık gelen iç organın çalışması daha düzenli hale gelir.

Daha başka neler yapılabilir?

Uyku; Oldukça önemlidir. Uyku, hem doğru hormonların salgılanması hem de vücutta parasempatik aktivitenin devreye girmesini ve tüm gün yıpranan vücudumuzun gece boyunca tamirini sağlar.

Beslenme; Ne yiyorsak onunla vücudumuzdaki kas, kemik ve diğer organlar, ihtiyaç duydukları mineral ve vitaminleri temin etmek zorundadır. Size zarar veren bir beslenme düzeni (Gluten, laktoz vs.) vücudun ihtiyacı olan mineral ve vitaminleri temin edemez ve sistem zayıflar.

Egzersiz; Ağrınız kontrol edilebilir bir düzeye geldikten sonra size özel olarak düzenlenmiş germe, gevşeme ve kuvvetlendirme egzersizleri ile beraber yürüyüş gibi diğer aktiviteleri de dahil etmelisiniz.

Stres; Yaşadığınız stresin boyutuna göre belli kas grupları bu durumdan etkilenecektir. Özellikle, kaygı, endişe, cinsel problemler, kalbe aşırı yüklenilen stresli durumlar kalça ve pelvik taban kaslarının gerilmesine sebep olabilir.

Geriye kalan %5’lik kesimde yer alıyorsanız eğer o zaman da ameliyat olmaktan çekinmeyin derim. Eğer doğru kriterlere sahip kişiler iseniz gerçekten de ameliyattan fayda görecek ve yukarıda saydıklarıma dikkat edecekseniz, tekrar bel ağrısı ile karşılaşma ihtimaliniz oldukça düşük olacaktır.

Yine bu %5’lik dilimde yer alıyorsanız şayet osteopati ve manuel terapi yöntemleri ve yapacağınız diğer fizik tedavi ve egzersiz yöntemlerinden fayda görme ihtimaliniz de oldukça az olacak veya hiç olmayacaktır.

Dursun SUMER

FZT & OSTEOPAT

web site: dursunsumer.com

Instagram: fzt_dsumer

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

Yorum yapabilmek için buradan üye girişi yapınız.

Gökkuşağı Köşesi Banner
Gökkuşağı Köşesi Banner

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL