Köşe Yazıları

“Arınamıyoruz… Sularımız Kuruyor…”

“Arınamıyoruz… Sularımız Kuruyor…”

SU: İki harften oluşup bir ömrü ifade eden ender bir maddedir.

”Hidrojen ve oksijenden oluşan bir sıvı olan su havadan sonra hayat için en gerekli olan maddedir. Canlıların vücudunun yaklaşık yüzde 55-70’i sudan oluşur. Yemek yemeden haftalarca yaşamak mümkün olduğu halde su içmeden yalnızca birkaç gün yaşanabilir. İnsan vücudu sağlıklı kalmak ve yeterli kan hacmini sağlamak için suya ihtiyaç duyar. Bu özelliklerinden dolayı su “gizli besin” olarak adlandırılır. ” (alıntıdır)

***

Su o kadar kıymetlidir ki bazen savaş nedenidir, bazen barış. Nadiren olumsuzluk ifadesi olarak kullanılsa da çoğu zaman güzelliğin sembolüdür.

Bunlardan bildiklerim ve çokça kullandıklarımız şöyle:

– Su gibi ari, duru ol… Temiz ol demek.

– Bir içim su gibi… Güzel insanlar için kullanılır.

-Su gibi uzun ömürlü olmak.

– Su gibi okumak.

Olumsuz kullanımı ise:

– Suyu ”gözeden” kaynağından bulandırmak.

– Su yolunu yokuşu sürmek-vermek.

– Suda kalmak…

– Suyunu çekmek… Birkaç anlam taşır. ”bir şeyin bitmesi gibi, bir şeyin suyunun kalmaması gibi…”

Eskiden köylerde kavgaların birçoğu su yüzünden çıkardı. Su kaynakları az olan köylerde tarla, bahçe sulama işlemleri sırasıyla yapılırdı. Bir kişi iki günden fazla kullanıyorsa en son suyu kullanacak kişiye sıra gelene kadar onun tarlası kururdu. Bu yüzden herkesin kararınca ve günlük olarak suyu kullanması ve zamanında sıradakine devretmesi gerekirdi. Bu sıralama zamanında olmayınca kavga çıkardı ki, o zamanlarda mevsimler şimdiki gibi yerini şaşırmamıştı. Yağmur bereket olarak yağıyor, kış geliyorum diye haber gönderiyordu.

***

Avrupa’nın son 500 senesinin en sıcak ağustosunu yaşadığı yazılıyor. Kuraklık ilk olarak yeşile el koydu, salınan gelin edasındaki selvi boylu ağaçları yapraklarından vurdu. Irmaklara ateş açtı. Limanlar balçık yatağına döndü. Nil Nehri hiç olmadığı kadar küçüldü. Bizim oturduğumuz yerden geçen Nil nehrinin kolu olan Ijsel’ı geldiğimden bu yana hiç bu kadar suyu çekilmiş görmemiştim.

Fransa’da yüzden fazla belediyenin çeşmelerinden artık su akmadığı yazılıyor. Belediyelere tankerlerle su taşındığı gelen haberler arasında. Hollanda’da içme suyunu daha dikkatli kullanma konusunda uyarıda bulunuluyor. Almanya da kuraklık için önlem alma çabasında olan ülkeler arasında.

Birçok ülke su kaynakları yönünden oldukça fakir durumda. Bu yüzden kendi fakir ama doğası hala güçlü olan ülkeler, kapitalist ülkeler oltasının ağzında gibi görünüyor. Kuraklık açlığı, açlık savaşı tetikler ve olan her zaman güçsüz olana olur. Bu, kötü senaryodan sadece bir tanesi ne yazık ki.

İnsanlar malesef kendilerini olduğu gibi doğayı da toparlaması zor olacak şekilde kirletti. Hırsına, zevkine, rahatlığına, egosuna düşkün DNA‘sı bozuk insan denen canlı karşısında mevsimler dahi feleğini şaşırdı.

Eskiden bereket olarak başımızda dönen gri bulutlar, şimdilerde ya nem oranını yükseltip nefesimizi daraltıyor ya da bardaktan beklediğimiz yağmuru kovalardan tepemize döküp geçiveriyor. Umut olarak beklenen damlalar bazen felaketimiz oluyor.

Su aynı zamanda temizlik demekti. ”Su gibi ari, duru olmak”. Yağmur sele dönüştüğünde sokakta çevrede, biriken kiri pası, çoru çöpü alıp gider. Su kuruduğunda hem içimizde hem dışımızda biriken kirlerle baş başa kalırız.

Son zamanlarda ülkemde (Türkiye) yaşananlara bakınca birçok şeyin artık sudan imdat umamayacak kadar kirlendiği anlaşılıyor. Su kaynakları yönünden oldukça zengin olan cennet ülkemi öyle bir kirlettiler ki, çamaşır suyuna yatırsak bu kez de kokusundan ölecek durumdayız. Sürekli bir pisliğin üstü bir başka pislikle kapatılıp duruluyor. An geçmiyor ki ortalığa kötü bir koku yayılmasın!

Torosların, Ağrı dağının, Kaz dağlarının eteklerinde hala hayat belirtileri varken, rant için imara açılmış dere yataklarından birine bütün bu kirlilikleri gömmemiz gerekiyor.

Ancak o zaman su yolunu bulur, hayat suya akar, yürekler biraz durulur diye düşünüyorum.

Yüreklerinizin şelaleye dönüp, umutla çağlaması dileğiyle, sağlıcakla kalın sevgili okurum.

Birgül solmaz

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

Yorum yapabilmek için buradan üye girişi yapınız.

Gökkuşağı Köşesi Banner
Gökkuşağı Köşesi Banner

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL