Köşe Yazıları

“ANAHTAR NEREDE?”

“ANAHTAR NEREDE?”
Gökkuşağı Köşesi Banner

Yazasım geldi, bırakın beni…

İstanbul’u seven, orada yaşayan yahut oralardan geçenler için…

Şarkılarıyla, şiirleriyle, sevdaları, ayrılıkları, yaz aşklarıyla dolu bir yerin hikâyelerinde saklıydı her şey.

Büyükşehirlerin yaşam alanlarının darlığıyla bulmuştu birbirini herkes. Yüzölçümü küçük, kalbi kadar yazları büyük başka bir şehirde.

Sonunda, yaz çiçekleri beton kokusunun ağırlığına yenilirken ve dünya değişirken, işte tam da o an karşılaşacağınız daimsiz kişilere, daimi bir özlem biriktirdiğimiz zamanlardayız.

Bu zamanın temel sorunu; tüketimin ilişkileri fazlasıyla benimsemesi oldu. Bir bedenin onca yükünü, başka bir ruhun kaldıramayacağını anladığımız o an başka bir dizeye geçtik hep.

Sonunda, yaz aylarının en karanlık nidaları bar sokaklarından taşan kusmuk ve ter kokusuna karıştı.

Ahmed Arif ne de güzel söylemişti oysa;

**

Gel gelelim,

Beter, bize kısmetmiş

Ölüm, böyle altı okka koymaz adama

Susmak ve beklemek müthiş

Genciz, namlu gibi

Ve çatal yürek

Barışa, bayrama hasret

Uykulara, derin, kaygısız, rahat

Otuz iki dişimizle gülmeye

Doyasıya sevişmeye, yemeğe…

Kaç yol, ağlamaklı olmuşum geceleri,

Asıl, bizim aramızda güzeldir hasret

Ve asıl biz biliriz kederi…

**

Şimdi ne şiirler, ne onca yük ne de bir başkaldırış yitip gidene…

Oysa selamlamaktı en güzel işimiz ve en büyük yalanımızdı merhaba (Arapça’da “sana zarar vermeyeceğim” anlamında)…

Anahtar nerede peki?

Kim açacak bu kilidi, kim kıracak yahut kapıları?…

Alper ÇAMLICA

Görsel: Alper ÇAMLICA 

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

Yorum yapabilmek için buradan üye girişi yapınız.

Gökkuşağı Köşesi Banner
Gökkuşağı Köşesi Banner

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL