Köşe Yazıları

1 KASIM GÜNÜ

1 KASIM GÜNÜ

Güzel bir gülümsemeye sahipti. Hani nasıl anlatsam: “Bir bebeği kucağına aldığın o ilk gün huzuru gibi.”

Bir çoğumuz hatırlar o duyguyu. Ya da çocukken gözlerimiz ne renk olursa olsun göğe bakınca gözlerimiz maviye dönerdi ya işte onun gülüşünde mavi vardı. Bir pazar kahvaltısı gibi kalabalık, gece kadar huzurluydu. Gülüşünü sevmiştim en çok… Gülünce kısılan gözlerini, yanağında çıkan gamzesini, dudak kenarında oluşan o kıvrımı ve gözlerinin içinde ki o ışığı.

Güne gülümsemesini görmeden başlayamaz olmuştum. Tam da bu gün, son defa görüyordum gülüşünü. Önce yüzü soldu, sonra saçları terk etti. Her bir zerresi birer birer gittiler, gözlerinde ki o ışık söndü… Gülünce aşık olduğum dünyam sanki kıyameti yaşıyordu. Nuh tufanı bu kadar acı vermemiştir insanlığa. Ellerimden kayıyordu bir yıldız gibi elleri ve nefesi bırak bir ormana hayat vermeyi kendine bile zor yetiyordu. Bir sabah güneş doğmadı, dünya karanlığa büründü ve içime bir yangın düştü. Gitti, sonsuz bir yolculuğa çıktı gitti ve ellerimde ona dair kalan tek şey gönderilmemiş mektuplardı.

Antalya özledi, kızım doğmadı ve benim yüzüm bir daha hiç gülmedi. Korktum, kendi içimde derin bir uykuya daldım. Bir daha beni kimse görmedi. Çünkü ben kendi karanlığıma, kendimle gömüldüm.

Bir Kasım günü… Sanki giden o değil de ruhumdu. Kimse görmedi, kimse bilmedi ve bir daha beni kimse sevmedi. Doktor söylesene, ben şimdi kendime olan saygımı, öz güvenimi ve de kendimi nasıl bulacağım?

Ben, bir Kasım günü öldüm. Siz ise nefes alıyorum diye yaşadığımı düşünüyorsunuz.

Mehmet YEL

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

Yorum yapabilmek için buradan üye girişi yapınız.

Gökkuşağı Köşesi Banner
Gökkuşağı Köşesi Banner

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL